https://www.akhaberedirne.com/files/uploads/user/3dcf44c3136a27a28b3bb27586fd5fc5-94638333cd0a0b6812cb.jpg
Ali Kutlu

HİZAYA GELMEK VE ÖZGÜRLÜK

04-10-2025 20:35 798 kez okundu.

HİZAYA GELMEK VE ÖZGÜRLÜK

Bazıları bizden tam teslimiyet ister. Bazen acımasızca, bazen tatlı bir aldatışla… Ama her yol, ruhumuzu kemirir, özümüzden uzaklaştırır.
Dünya, tutsak bir şehir gibi; omuzlarımızda yükler, boynumuzda zincirler, içimizde derin yaralarla yürürüz.

Arada bir durmak, yarayı kapatmak, duvara yaslanmak… Bu küçük nefes anları bile nadir bir hazdır.
Ve biz buna sevinç duyarız; çünkü zincirler içinde yakaladığımız huzuru özgürlük sanırız.

Başkalarını dışlar, hızlısını, yavaşını, kurallara uyanı ya da uymayanı yargılarız…
Herkes yaralıdır; kimse kendi gerçeğiyle buluşamaz.
Oysa hakiki özgürlük yalnızca Allah’tan gelir.
Kendi yolunda, kendi ışığında yürümek…

Ama kendi doğrusu olmadan, ezberlenmiş kurallarla yürüyenler bunu anlayamaz.
Asıl felaket: yarayı görmeden, başkasını suçlayarak, insanlıktan uzaklaşırız.

Dünya, yeni renkler giymiş: Soluk, Mat, Kızıl…
Duyarsızlık, ruhun kanına işleyen bir ateş gibi.
Bu ahlaki çöküş, kalbi taşlaştırır, başkalarına karşı hissizleştirir.
Uzun çatışmalar ve zulümler boyunca, insanlar başkalarının iyiliği ve güveni için hislerini kapatır, zarar verirler.
Bu, insanlıktan uzaklaşmanın en soğuk biçimidir.

Ama hâlâ umut var.
Vicdan ışığı bir gün yeniden yanarsa, suçluları tanıyacağız; onları ayırt edeceğiz.
Bizi duygusuz makinelere dönüştürmeye çalışanlara inat, “Ateşkes!” diyeceğiz.
Tarih hatırlayacak; biz de durduğumuz yeri.

Zamanın akışı içinde, kurtuluş bizim ellerimizde.
Ellerimizdekini küçümsediğimiz için başkasına bel bağlamayı bırakmalı; emek verirsek, kendi rızkımızı çıkarabiliriz.
Başkası yok.
Ve unutma: “Yeni bir ülke bulamazsın.”


Kendi yolunda yürümek ve kendi doğruna sadık kalmak… İşte gerçek özgürlük.

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI UNUTANLAR Hesap… Yarın… VEBAL Görünmeyen Yangın: Bu Şehirde Kim Farkında? “Bir İz, Bir Hafıza” “Güzelleştirme mi, Sorgulanması Gereken Bir Süreç mi?” “Gücün Gölgesinde Adalet Aranır mı?” “Bir Sofra, Bir Saray, Bir Medeniyet” KRİZ ÇARŞIDA, SÖZ MAKAMDA KRİZ ÇARŞIDA, MAAŞ MAKAMDA Hızlandırılmış Zenginlik Kursu Ramazan: Kalbin Yeniden İnşası Ar Damarı: İnsanlığın Son Sınavı TERAZİ – III | Artık Sıra Hesapta Çamurda Hizmet, Masada Hak Ediş TERAZİ – II TERAZİ Sonrası... İz... BU ŞEHİR SESİNİ KAYBEDİYOR Taş Yerinde Ağırdı, Siz Yerinden Ettiniz Bir Gün Değil, Bir Tercih Bir Çocuk Eziliyorsa, Kim İşini Yapmıyordur? Bir Lokma, Bir Hırka ve Kaybolmayan Ümit Alışmak!... VERİMLİ GEÇTİ Bir Yılın Sessiz Muhasebesi AYAR TUTMAYAN TERAZİ Gölgelerin Sesi Beş Dakika... SERVET SESSİZLİĞİ Ahde Vefa: Ruhun Kayıp Anahtarı Taht mı, Hizmet Makamı mı? Hoş Bir Seda 74 Yıllık Yol: İmam Hatipler ve Topluma Katkıları “Satın Alınan Gerçek, Susturulan Vicdan” Edirne’de Seracılık: Toprağın, Emeğin ve Umudun Hikâyesi Değerlerimizi Yitirmeden Değer Verelim... “Taşa Sinmiş Merhamet” Selimiye’nin Sessiz Çığlığı: Tarihe Saygı Nerede? Edirne’nin Can Damarı: Esnafın Çığlığı Bir Doğumun Hatırlattıkları Lütufla Beslenenlerin Hikâyesi Edirne: Vakit Daralıyor... 30 Ağustos: Bir Milletin Varoluş Destanı Kurak Nefesler ​​​​​​​Ergene Nehri Alarm Veriyor: Edirne’nin Son Çığlığı ​​​​​​​Suskunluğun Bedeli Durma Noktasındaki Nehirler, Duran Vicdanlar Edirne: Tarihin Işığında, Bugünün Sınavında, Yarının İddiasında Edirne’nin Sessiz Çığlığı Deprem: Doğanın Sessiz Dili ve İnsanlığın Sınavı Kime Hizmet Ediyor Bu Kalem!!! Kâğıda Dökülen Vicdan "Zamanın Göğsünde Yankılanan Sessizlik" 15 Temmuz: Halkın Yazdığı Destan Sayın DSİ Müdürü, Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahalenin Hesabını Kim Verecek? Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahale Sonrası Doğa Yalnızlığa Terk Edildi...