https://www.akhaberedirne.com/files/uploads/user/3dcf44c3136a27a28b3bb27586fd5fc5-94638333cd0a0b6812cb.jpg
Ali Kutlu

Bir Gün Değil, Bir Tercih

10-01-2026 01:30 499 kez okundu.

Bugün Gazeteciler Günü.
Ama bu meslek, günlerle anılacak kadar hafif; kutlamalarla geçiştirilecek kadar da masum değildir.

Gazetecilik, kalemin eline yakışıp yakışmadığını her gün yeniden sınayan, insanı aynaya zorla baktıran ve çoğu zaman cevabı hoşuna gitmeyen bir uğraştır; çünkü bu iş, doğruyu yazabilme ihtimali kadar, doğruyu yazmamayı seçebilme ihtimalini de içinde taşır.

Kalem bazen gerçeği açar, bazen üstünü örter;
bazen karanlığı dağıtır, bazen gölge üretir.
Ve bu fark, yetenekte değil; niyettedir.

Bugün gazetecilik adına konuşurken, alkışlanan örnekleri saymak kolaydır; zor olan, sessizce büyüyen başka bir tabloyu görmektir:
Yanlışı bildiği hâlde susanları,
doğruyu gördüğü hâlde erteleyenleri,
kalemi bilgi için değil, denge adı altında kişisel alanını korumak için tutanları.

Bu satırlar bir suçlama değildir; çünkü suç, ispat ister.
Bu satırlar bir teşhis de değildir; çünkü teşhis ad koyar.
Bu satırlar yalnızca, mesleğin yönünü kaybettiği yerde yakılan soğuk bir lambadır.

Gazetecilik;
ilişkileri kollama sanatı değildir,
zamana oynama becerisi hiç değildir,
herkesi memnun ederek ayakta kalma ustalığı da değildir.

Ama bugün bazı cümleler, gerçeği anlatmak için değil; rahatsız etmemek için kuruluyor.
Bazı başlıklar, olanı göstermek için değil; olmamış gibi yapmak için atılıyor.
Ve bazı sessizlikler, bilgelikten değil; alışılmış bir yön kaybından besleniyor.

Bu yol, ilk bakışta risksiz görünür.
Kimseyle karşı karşıya gelmezsin.
Kimse adını anmaz.
Kimse kapıyı yüzüne kapatmaz.

Ama o yol, fark edilmeden şuraya çıkar:
Okur senden uzaklaşır,
kalem hafifler,
meslek içten içe çözülür.

Hâlâ dönülebilecek bir yer vardır.
Çünkü gazetecilik, hatasız olmak değil; yanlışta ısrar etmemektir.
Ve kalem, hâlâ sahibini dinler; yeter ki sahibi, onu gerçekten yazmak için tutsun.

Bu yazı, kendini bilenlere hitap etmiyor.
Onların zaten böyle satırlara ihtiyacı yok.

Bu yazı, kalemi elinde olduğu hâlde yönünü kaybetmiş olanlar için bir duraktır.
Sessiz, soğuk, ama açıktır.

Ve son cümle şudur:
Gazetecilik, kişisel hesapların bittiği yerde başlar; oraya gelmeyenler bu mesleği yapıyor sayılmaz.

Vesselam

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI UNUTANLAR Hesap… Yarın… VEBAL Görünmeyen Yangın: Bu Şehirde Kim Farkında? “Bir İz, Bir Hafıza” “Güzelleştirme mi, Sorgulanması Gereken Bir Süreç mi?” “Gücün Gölgesinde Adalet Aranır mı?” “Bir Sofra, Bir Saray, Bir Medeniyet” KRİZ ÇARŞIDA, SÖZ MAKAMDA KRİZ ÇARŞIDA, MAAŞ MAKAMDA Hızlandırılmış Zenginlik Kursu Ramazan: Kalbin Yeniden İnşası Ar Damarı: İnsanlığın Son Sınavı TERAZİ – III | Artık Sıra Hesapta Çamurda Hizmet, Masada Hak Ediş TERAZİ – II TERAZİ Sonrası... İz... BU ŞEHİR SESİNİ KAYBEDİYOR Taş Yerinde Ağırdı, Siz Yerinden Ettiniz Bir Çocuk Eziliyorsa, Kim İşini Yapmıyordur? Bir Lokma, Bir Hırka ve Kaybolmayan Ümit Alışmak!... VERİMLİ GEÇTİ Bir Yılın Sessiz Muhasebesi AYAR TUTMAYAN TERAZİ Gölgelerin Sesi Beş Dakika... SERVET SESSİZLİĞİ Ahde Vefa: Ruhun Kayıp Anahtarı Taht mı, Hizmet Makamı mı? Hoş Bir Seda 74 Yıllık Yol: İmam Hatipler ve Topluma Katkıları “Satın Alınan Gerçek, Susturulan Vicdan” HİZAYA GELMEK VE ÖZGÜRLÜK Edirne’de Seracılık: Toprağın, Emeğin ve Umudun Hikâyesi Değerlerimizi Yitirmeden Değer Verelim... “Taşa Sinmiş Merhamet” Selimiye’nin Sessiz Çığlığı: Tarihe Saygı Nerede? Edirne’nin Can Damarı: Esnafın Çığlığı Bir Doğumun Hatırlattıkları Lütufla Beslenenlerin Hikâyesi Edirne: Vakit Daralıyor... 30 Ağustos: Bir Milletin Varoluş Destanı Kurak Nefesler ​​​​​​​Ergene Nehri Alarm Veriyor: Edirne’nin Son Çığlığı ​​​​​​​Suskunluğun Bedeli Durma Noktasındaki Nehirler, Duran Vicdanlar Edirne: Tarihin Işığında, Bugünün Sınavında, Yarının İddiasında Edirne’nin Sessiz Çığlığı Deprem: Doğanın Sessiz Dili ve İnsanlığın Sınavı Kime Hizmet Ediyor Bu Kalem!!! Kâğıda Dökülen Vicdan "Zamanın Göğsünde Yankılanan Sessizlik" 15 Temmuz: Halkın Yazdığı Destan Sayın DSİ Müdürü, Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahalenin Hesabını Kim Verecek? Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahale Sonrası Doğa Yalnızlığa Terk Edildi...