Edirne’nin Sessiz Çığlığı
Edirne…
Bir yanda sınır kapılarında uyuşturucu operasyonları, göçmen kaçakçılığı…
Bir yanda ormanlarımızı kavuran yangınlar, anız ateşleri…
Diğer yanda siyasetin giderek sertleşen dili, pazarda alın teriyle ayakta kalmaya çalışan esnafın çaresizliği…
Kime kulak vereceğiz?
Kimin gözyaşını göreceğiz?
Hangi yangını söndüreceğiz?
Kapıkule’de tonlarca uyuşturucu yakalanıyor. Bu topraklar sadece göçün, ticaretin değil, aynı zamanda kirli hesapların da geçiş noktası haline geliyor. Bu, sadece polisin ya da jandarmanın sorunu değil; bu, hepimizin güvenlik meselesidir. Sınırda delik açılırsa, o delikten zehir sadece gençlere değil, topluma da akar. Burada uyarıyorum: Edirne sadece bir şehir değil, Türkiye’nin sınır kapısıdır. Bu kapıyı korumak hepimizin namus borcudur.
Sonra yangınlar…
Bir kibrit çöpüyle, bir anlık sorumsuzlukla, binlerce yıllık ağaçlar kül oluyor. Anız yakmak, toprağa değil, geleceğe ihanettir. Enez’in ormanlarında yükselen duman, aslında hepimizin ciğerine doluyor. Şunu bilmeliyiz: Bir ağaç yanınca sadece kuşlar yuvasız kalmıyor; insan da nefessiz kalıyor.
Siyasete gelince…
CHP İlçe Başkanı Yücel Balkanlı’nın geçtiğimiz günlerdeki açıklamasında, “Rozetini satan halkı da satar” sözleri gündeme geldi. Bu ifade, siyasetteki sert dilin ve kutuplaşmanın bir örneği olarak dikkat çekiyor; millete umut mu veriyor, yoksa kin mi ekiyor, bunu hepimiz sorgulamalıyız.
Ve ekonomi…
Ticaret Borsası süpürge telini satışa sunuyor; pazar esnafına “POS cihazı zorunlu değil” deniyor. Evet, bunlar küçük başlıklar gibi görünebilir. Ama aslında bu ayrıntılar, Edirne’de günlük yaşamın fotoğrafını veriyor. İnsan, geçim derdinin ortasında; her kuruşun hesabını yapıyor.
Son sözüm şu:
Edirne’nin gündemine baktığınızda tek bir mesaj görüyorsunuz: İhmal, bedel getiriyor.
Sınırı ihmal edersen, gençliğini kaybedersin.
Ormanı ihmal edersen, nefesini kaybedersin.
Siyaseti ihmal edersen, birliğini kaybedersin.
Ekonomiyi ihmal edersen, geleceğini kaybedersin.
Bugün Edirne bize sessiz bir çığlık atıyor.
Ya duyarız, ya da yarın çok geç olur.

Fuat bark
YAZDIGIN MAKALELER LE HER ZAMAN SENİ DAHA İLERILERE TAŞIMASI NI UMUT EDER BASARILARININ DEVAMINI DILIYORUM 9 ay önce