https://www.akhaberedirne.com/files/uploads/user/3dcf44c3136a27a28b3bb27586fd5fc5-94638333cd0a0b6812cb.jpg
Ali Kutlu

Ahde Vefa: Ruhun Kayıp Anahtarı

28-10-2025 20:24 1042 kez okundu.

İyilik…
Bir zamanlar insan olmanın en doğal ve saf hâliydi.
Şimdi ise kalpten gelen bir iradeye ihtiyaç duyar hâle geldi.
Çünkü gerçek iyilik, sadece davranışla değil, ruh hâli ve niyetle ölçülür.
Aslında istenen veya beklenilen şey, yapılan iyiliğe karşı kulluk değil; sadece bilmek ve samimi olmaktır.
Kalpte karşılık bulmayan iyilik, sözde yapılan bir nezaketten öteye gidemez.

Bir vakitler dost bildiklerimize, kardeş dediklerimize elimizi uzattık.
Yeri geldi soframızı, derdimizi, duamızı paylaştık.
Ama gün geldi; o dostlar bir koltuk buldu, bir makamın gölgesine sığındı;
ve o andan sonra isimlerimiz hafızalarının en tozlu rafına kaldırıldı.
Selamımız ağır geldi, hatırlanmak külfet oldu.
Oysa biz menfaat için değil, insan olduğumuz için iyilik yapmıştık.

Bugün dönüp etrafına bakan herkes aynı manzarayı görüyor:
İyiliğin karşılığı nankörlük, vefanın karşılığı unutuş.
Kalpler taşlaştı, gözler dondu, sözler yalanla karıştı.
Bir tebessüm bile çıkarla ölçülür oldu.
Kimin eli kimin cebinde, kimin kalbi kime karşı bile bilinmiyor artık.
İyilik yapan saf sayılıyor, vefalı olan aptal yerine konuyor.
Ama bilmezler ki, en büyük aptallık vefasızlıkla övünmektir.
Çünkü unutan insan, aslında kendi insanlığını kaybeder.

Bu çivisi çıkmış düzenin adı: menfaat çağının ta kendisidir.
İnsanların vicdanı sustu; hesapları konuşur oldu.
İyilik bir stratejiye, vefa bir yatırım aracına dönüştü.
Kimse içten değil, işten konuşuyor artık.
Bir dostu, bir kardeşi, bir emek sahibini hatırlamak külfet sayılıyor.
Oysa unutmamak, insanın kendi vicdanına gösterdiği sadakattir.
Vefa, Allah’ın insana bıraktığı bir emanettir.
O emaneti unutan, bereketini de kaybeder.

İnsanlar birbirine yakın, ama kalpler birbirinden fersah fersah uzak.
Sokaklar kalabalık, ama ruhlar bomboş.
Bir ceset gibi yürüyoruz şehirlerde; diri görünüp ölü kalmışız içimizde.
Çünkü ruhumuzu yitirdik.
İyiliğin anlamını, vefanın gücünü, hatırlamanın bereketini unuttuk.
Bir toplumun çöküşü ekonomiden değil, vefasızlıktan başlar.
Zira vefasızlık bir milleti içten çürütür; adaleti bozar, sevgiyi tüketir, insanlığı kurutur.

Kıssadan Hisse

Rivayet ederler ki:
Bir derviş, yıllarca bir köyde insanlara iyilik eder dururmuş.
Yoksula ekmek, hastaya şifa, garibe dua...
Bir gün biri çıkmış: “Bu derviş büyü yapıyor!” demiş.
Halk inanmış, taşlamış dervişi.
Derviş sessizce köyü terk etmiş.
Aradan yıllar geçmiş; köyde kuraklık başlamış.
Ne yağmur yağmış, ne bereket kalmış.
Köyün yaşlıları toplanmış, düşünmüş:
“Biz nerede hata yaptık?”
İçlerinden biri sessizce fısıldamış:
“Vefayı unuttuğumuz gün, rahmeti kaybettik.”

Vefa bir borç değildir; bir karakterdir.
İyiliğin karşılığı sadece bilmek ve samimi olmaktır; kulluk veya karşılık beklemek değildir.
İyiliğin karşılığı teşekkür değil, hatırlamaktır.
Dostu, emeği, gönlü unutan, aslında kendi ruhunu kaybeder.
Ve unutma: ruhun kayıp anahtarı vefadır.
“Vefasızlık, insanın kendi iç dünyasını da çoraklaştırır.”

Vesselam...

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI UNUTANLAR Hesap… Yarın… VEBAL Görünmeyen Yangın: Bu Şehirde Kim Farkında? “Bir İz, Bir Hafıza” “Güzelleştirme mi, Sorgulanması Gereken Bir Süreç mi?” “Gücün Gölgesinde Adalet Aranır mı?” “Bir Sofra, Bir Saray, Bir Medeniyet” KRİZ ÇARŞIDA, SÖZ MAKAMDA KRİZ ÇARŞIDA, MAAŞ MAKAMDA Hızlandırılmış Zenginlik Kursu Ramazan: Kalbin Yeniden İnşası Ar Damarı: İnsanlığın Son Sınavı TERAZİ – III | Artık Sıra Hesapta Çamurda Hizmet, Masada Hak Ediş TERAZİ – II TERAZİ Sonrası... İz... BU ŞEHİR SESİNİ KAYBEDİYOR Taş Yerinde Ağırdı, Siz Yerinden Ettiniz Bir Gün Değil, Bir Tercih Bir Çocuk Eziliyorsa, Kim İşini Yapmıyordur? Bir Lokma, Bir Hırka ve Kaybolmayan Ümit Alışmak!... VERİMLİ GEÇTİ Bir Yılın Sessiz Muhasebesi AYAR TUTMAYAN TERAZİ Gölgelerin Sesi Beş Dakika... SERVET SESSİZLİĞİ Taht mı, Hizmet Makamı mı? Hoş Bir Seda 74 Yıllık Yol: İmam Hatipler ve Topluma Katkıları “Satın Alınan Gerçek, Susturulan Vicdan” HİZAYA GELMEK VE ÖZGÜRLÜK Edirne’de Seracılık: Toprağın, Emeğin ve Umudun Hikâyesi Değerlerimizi Yitirmeden Değer Verelim... “Taşa Sinmiş Merhamet” Selimiye’nin Sessiz Çığlığı: Tarihe Saygı Nerede? Edirne’nin Can Damarı: Esnafın Çığlığı Bir Doğumun Hatırlattıkları Lütufla Beslenenlerin Hikâyesi Edirne: Vakit Daralıyor... 30 Ağustos: Bir Milletin Varoluş Destanı Kurak Nefesler ​​​​​​​Ergene Nehri Alarm Veriyor: Edirne’nin Son Çığlığı ​​​​​​​Suskunluğun Bedeli Durma Noktasındaki Nehirler, Duran Vicdanlar Edirne: Tarihin Işığında, Bugünün Sınavında, Yarının İddiasında Edirne’nin Sessiz Çığlığı Deprem: Doğanın Sessiz Dili ve İnsanlığın Sınavı Kime Hizmet Ediyor Bu Kalem!!! Kâğıda Dökülen Vicdan "Zamanın Göğsünde Yankılanan Sessizlik" 15 Temmuz: Halkın Yazdığı Destan Sayın DSİ Müdürü, Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahalenin Hesabını Kim Verecek? Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahale Sonrası Doğa Yalnızlığa Terk Edildi...