DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Ali Kutlu
Ali Kutlu
Giriş Tarihi : 04-10-2026 21:19

MİHENK

 

Bir seçimin en önemli tarafı sandığın kendisi değil, sandığa giden yolu neyin doldurduğudur.

Söz mü?

Proje mi?

Tecrübe mi?

Yoksa bolca slogan, biraz kalabalık ve gerektiğinde başkasının gölgesi mi?

Ben yıllardır Edirne’nin ticaret ve iş hayatını takip eden bir yayıncı, gazeteci ve köşe yazarı olarak adayların ne söylediğinden önce, söylediklerinin karşılığını merak ederim.

Çünkü seçim dönemlerinde herkes konuşur.

Herkes çözüm üretir.

Herkes “ortak akıl” der, “istişare” der, “üyeyi dinleyeceğiz” der.

Mesele bunları söylemek değil.

Mesele, sandıktan sonra da aynı sözlerin arkasında durabilmek.

Oğuz Kurum da ortak akıldan, istişareden, üyeyi dinlemekten, ticaretin önünü açmaktan ve tarımın geleceğine yön vermekten söz ediyor.

Güzel.

Fakat benim işim kulağa hoş gelen cümleleri alkışlamak değil.

Ben sorarım. Cevabı aday verir.

O halde soralım.

Ortak akıl diyorsunuz. Farklı düşünen üyeleri gerçekten dinleyecek misiniz?

Üyeyi dinleyeceğiz diyorsunuz. Üyenin talebi kararlara yansıyacak mı?

Ticaretin önünü açacağız diyorsunuz. Göreve geldiğinizde ilk somut icraatınız ne olacak?

Tarımın geleceğine yön vereceğiz diyorsunuz. İlk olarak hangi soruna müdahale edeceksiniz?

Ve en önemlisi:

Bugün verdiğiniz sözlerin arkasında, seçimden sonra da duracak mısınız?

Çünkü seçim kazanmak başka şeydir.

Verdiğin sözün yükünü taşımak başka.

İşte benim için mihenk taşı burada.

Bir adayın kürsüde ne kadar güzel konuştuğundan çok, sandık kapandıktan sonra o sözlerin ne kadarının ayakta kaldığına bakarım.

Fakat bu seçimde yalnızca adayları değil, adayların etrafında kurulan görüntüyü de dikkatle izlemek gerekiyor.

Çünkü siyasetin eski bir refleksi vardır:

Kendi ışığı yetmeyen, başkasının projektörünün altına geçer.

Buna “destek” denir.

Oysa her destek, yalnızca destek değildir.

Kimi gerçekten inanır ve yanında durur.

Kimi katkı vermek için elini taşın altına koyar.

Bir de başkasını öne çıkarırken kendisini yeniden görünür kılmaya çalışanlar vardır.

İşte orada destek ile hesap arasındaki çizgi incelir.

Geçmişte bir makam taşımış olabilirsiniz.

Bir dönem milletvekili olmuş, önemli görevlerde bulunmuş olabilirsiniz.

Bunlar siyasi geçmişinizdir. Tecrübenizdir.

Ama geçmişte taşınan bir unvan, bugünün sandığında başkasının yerine oy kullanmaz.

Dahası…

Dünün makamı, bugünün adayına otomatik bir itibar senedi değildir.

Bir adayın önüne geçmişin ağırlığını koyarak onun boyunu büyütemezsiniz.

Çünkü makamın gölgesi adayı bir süre daha uzun gösterebilir.

Ama gölge, insana gerçek bir boy kazandırmaz.

Adayın yanında görünerek adaydan daha fazla konuşmak…

Adayın cümlesine kendi cümlesini eklemek…

Kendi siyasi geçmişini adayın bugünkü iddiasına kefil gibi göstermek…

Bunun adı artık yalnızca destek değildir.

Bu, başkasının üzerinden yeniden sahneye çıkma arzusudur.

Ve kusura bakılmasın:

Sandık, siyasi nostalji müzesi değildir.

Eski fotoğraflar, eski unvanlar, eski makamlar bugünün seçmenine “buna güven” deme yetkisi vermez.

Çünkü sandıkta geçmiş değil, bugünün iradesi konuşur.

Bir adayın arkasında bir makamın gölgesi olabilir.

Ama oy, gölgeye değil adaya verilir.

Aday kendi sözüne, kendi projesine ve kendi iradesine güveniyorsa zaten başkasının siyasi mirasına yaslanmak zorunda değildir.

Yaslanıyorsa da bunu kalabalıkla, unvanla ve geçmişin parıltısıyla gizlemeye çalışmak yalnızca görüntüyü büyütür.

Görüntü büyür, ağırlık büyümez.

Üstelik Edirne, kimin neyi neden yaptığını anlayamayacak kadar yabancı bir şehir değildir.

Kim kimin yanında?

Kim kimi öne çıkarıyor?

Kim konuşuyor?

Kim susuyor?

Kim kendi hesabını başkasının hesabına eklemeye çalışıyor?

Bunların hepsi görülür.

Hem de sandık yaklaşırken değil, sandık kurulduğunda.

Kendini herkesten akıllı sananlara da küçük bir hatırlatma:

Seçmen figüran değildir.

Üye de kimsenin dekoru değildir.

Sandık bir tiyatro sahnesi olmadığı gibi, geçmişteki makamların bugünkü gölgesinde kurulacak bir oyun hiç değildir.

Ben adayların yerine karar vermem.

Ben sorarım. Aday cevap verir. Üye dinler. Sandık hükmünü verir.

Sonra herkes kendi hanesine yazılanla baş başa kalır.

Kim kendi sözüyle yürümüş, kim başkasının gölgesine ihtiyaç duymuş; bunu sandık zaten söyler.

O yüzden mesele basit:

Kendi sözün varsa söyle. Kendi projen varsa ortaya koy. Kendi gücün varsa onunla yürü.

Çünkü başkasının gölgesinde büyüyen her şey, güneşin altında aynı görünmez.

Kendini olduğundan büyük göstermek kolaydır; önemli olan, güneş doğduğunda da aynı ağırlıkta kalabilmektir.

Çünkü kardan adamların heybeti de hükmü de güneş doğuncaya kadardır.

Mihenk taşı budur:

Söz değil, sözün arkasında durabilmek.

İddia değil, hesabını verebilmek.

Destek değil, kendi ayakların üzerinde durabilmek.

Ben sorumu sordum.

Şimdi söz, sözün sahibinde.

Vesselam.

NELER SÖYLENDİ?
@
Ali Kutlu

Ali Kutlu

DİĞER YAZILARI FİGÜRANLAR NE İYİ İNSANLAR! ZAFERDEN KALAN... SÖZÜN BEDELİ İKBAL Mİ? İSİMLER GEÇER, KURUM KALIR SANDIKTAN ÖNCE VİCDAN MİZAN Hakikat MAŞALLAH VİCDAN YORGUNLUĞU UNUTANLAR Hesap… Yarın… VEBAL Görünmeyen Yangın: Bu Şehirde Kim Farkında? “Bir İz, Bir Hafıza” “Güzelleştirme mi, Sorgulanması Gereken Bir Süreç mi?” “Gücün Gölgesinde Adalet Aranır mı?” “Bir Sofra, Bir Saray, Bir Medeniyet” KRİZ ÇARŞIDA, SÖZ MAKAMDA KRİZ ÇARŞIDA, MAAŞ MAKAMDA Hızlandırılmış Zenginlik Kursu Ramazan: Kalbin Yeniden İnşası Ar Damarı: İnsanlığın Son Sınavı TERAZİ – III | Artık Sıra Hesapta Çamurda Hizmet, Masada Hak Ediş TERAZİ – II TERAZİ Sonrası... İz... BU ŞEHİR SESİNİ KAYBEDİYOR Taş Yerinde Ağırdı, Siz Yerinden Ettiniz Bir Gün Değil, Bir Tercih Bir Çocuk Eziliyorsa, Kim İşini Yapmıyordur? Bir Lokma, Bir Hırka ve Kaybolmayan Ümit Alışmak!... VERİMLİ GEÇTİ Bir Yılın Sessiz Muhasebesi AYAR TUTMAYAN TERAZİ Gölgelerin Sesi Beş Dakika... SERVET SESSİZLİĞİ Ahde Vefa: Ruhun Kayıp Anahtarı Taht mı, Hizmet Makamı mı? Hoş Bir Seda 74 Yıllık Yol: İmam Hatipler ve Topluma Katkıları “Satın Alınan Gerçek, Susturulan Vicdan” HİZAYA GELMEK VE ÖZGÜRLÜK Edirne’de Seracılık: Toprağın, Emeğin ve Umudun Hikâyesi Değerlerimizi Yitirmeden Değer Verelim... “Taşa Sinmiş Merhamet” Selimiye’nin Sessiz Çığlığı: Tarihe Saygı Nerede? Edirne’nin Can Damarı: Esnafın Çığlığı Bir Doğumun Hatırlattıkları Lütufla Beslenenlerin Hikâyesi Edirne: Vakit Daralıyor... 30 Ağustos: Bir Milletin Varoluş Destanı Kurak Nefesler ​​​​​​​Ergene Nehri Alarm Veriyor: Edirne’nin Son Çığlığı ​​​​​​​Suskunluğun Bedeli Durma Noktasındaki Nehirler, Duran Vicdanlar Edirne: Tarihin Işığında, Bugünün Sınavında, Yarının İddiasında Edirne’nin Sessiz Çığlığı Deprem: Doğanın Sessiz Dili ve İnsanlığın Sınavı Kime Hizmet Ediyor Bu Kalem!!! Kâğıda Dökülen Vicdan "Zamanın Göğsünde Yankılanan Sessizlik" 15 Temmuz: Halkın Yazdığı Destan Sayın DSİ Müdürü, Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahalenin Hesabını Kim Verecek? Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahale Sonrası Doğa Yalnızlığa Terk Edildi...
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1AMED SPORTİF FAALİYETLER613
  • 2GALATASARAY613
  • 3BEŞİKTAŞ612
  • 4KOCAELİSPOR612
  • 5CORENDON ALANYASPOR611
  • 6FENERBAHÇE610
  • 7TRABZONSPOR610
  • 8KASIMPAŞA610
  • 9ÇAYKUR RİZESPOR610
  • 10GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ68
  • 11ARCA ÇORUM67
  • 12İSTANBUL BAŞAKŞEHİR67
  • 13GENÇLERBİRLİĞİ67
  • 14ERZURUMSPOR67
  • 15TÜMOSAN KONYASPOR64
  • 16SAMSUNSPOR64
  • 17GÖZTEPE63
  • 18EYÜPSPOR63
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA