Ali Kutlu’nun Kaleminden
ETSO seçimleri bu cuma, 6 Kasım 2026'da yapılacak. Sandığa sayılı günler kala başkan adayları ekiplerini tanıtıyor, listelerini açıklıyor, projelerini kamuoyuyla paylaşıyor. Herkes kendi yönetim anlayışını anlatıyor. Ancak Yener İşbilir ve BİZ’22 ekibinin basın toplantısına ilişkin yayımlanan haberde kullanılan bazı ifadeler dikkatimi çekti:
“Adeta gövde gösterisi yaptı…”
“Güçlü ekip ruhu…”
“Projeleri büyük ses getirdi…”
İyi de, bir dakika!
Bir ekibin kalabalık görünmesi yönetim kabiliyetini, basın toplantısındaki ilgi de projelerin başarısını mı gösterir? Bir seçim yarışında görüntü başka, icraat başka şeydir.
ETSO bir gövde gösterisi alanı değil; Edirne'nin ticaretini, üretimini ve ekonomik geleceğini ilgilendiren önemli bir kurumdur. Burada asıl ölçü, ortaya konulan projelerin niteliği ve uygulanabilirliğidir.
Yener İşbilir'in Edirne'nin sınır kenti olma avantajını yeni pazarlara ve ihracata dönüştürme hedefini önemsiyorum. Ancak bu hedefin nasıl gerçekleştirileceğini de bilmek istiyorum. Çünkü sınır kapısının bulunması ticaretin kendiliğinden büyümesi, tarımsal üretimin güçlü olması da ürünlerimizin yeni pazarlarda yer bulması anlamına gelmiyor.
Bunun için pazar araştırması, finansman, uluslararası bağlantılar ve ciddi bir hazırlık gerekir.
O hâlde soralım: BİZ’22 ekibinin projeleri hangi aşamada? Maliyetleri ve finansman kaynakları belirlendi mi? Uygulama takvimleri hazır mı? Üyeler bu projelerin ilk somut sonuçlarını ne zaman görebilecek?
Bir de “yeni nesil yönetim anlayışı” ifadesi var. Bu anlayış mevcut yönetimden hangi yönleriyle ayrılacak? Üye odaya daha kolay ulaşabilecek mi? Kararlar daha katılımcı, faaliyetler daha şeffaf mı yürütülecek? Yoksa değişen yalnızca isimler ve yüzler mi olacak?
Bir de geçmişin bıraktığı sorular var. Bugün Kırmızı Liste'nin yönetim kurulu başkan adayı Yener İşbilir, daha önce iki dönem yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevinde bulundu. Recep Zıpkınkurt ise iki dönem yönetim kurulu başkanlığı yaptı. Dolayısıyla karşımızda bu kurumu ve yönetim mekanizmasını ilk kez tanıyacak isimler yok. Öyleyse sormak gerekiyor: Sekiz yıllık görev süresinde hayata geçirilemeyen hedefler, şimdi hangi hazırlıkla ve hangi değişim iradesiyle önümüzdeki dört yılda gerçekleştirilecek? Dün görev ve yetki sahibi olanlar, bugün üyelerden yeniden güven isterken geçmişte neden başarılamayanları nasıl açıklıyor? Güven, seçim döneminde verilen sözlerle bir anda kazanılmaz. Hele geçmişte sorumluluk üstlenmiş isimler için güvenin yeniden inşası, önce geçmişin muhasebesini yapmayı gerektirir.
Eskilerin güzel bir sözü vardır: Ham olanın pişmesi, pişenin de yanmayı göze alması gerekir. Çünkü bir işin olgunluğa erişmesi yalnızca hevesle olmaz; emek ister, tecrübe ister, zaman ister. Bir fikrin projeye, projenin de sonuca dönüşmesi için de aynı yolculuktan geçmek gerekir. Henüz hazırlığı tamamlanmamış bir düşünceyi büyük vaatlerle sunmak kolaydır; asıl maharet, o düşünceyi hayata geçirecek birikimi ve kararlılığı ortaya koyabilmektir.
Bunlar seçim heyecanının gölgesinde kalmaması gereken sorular.
Üstelik mesele yalnızca Yener İşbilir ve ekibiyle de sınırlı değil. ETSO başkanlığına ve yönetimine talip olan herkes, ortaya koyduğu iddianın arkasında durmak zorunda. Çünkü seçim yarışında herkese uygulanması gereken ölçü aynıdır: Proje, hazırlık ve sonuç.
Seçim dönemlerinde verilen vaatler, sandık kapandıktan sonra unutulacak sözler değildir. Üyelerin güvenini kazanmak için ortaya konulan her proje aynı zamanda bir taahhüttür. Gerçekleşmesi mümkün olmayan vaatlerle beklenti oluşturmak, insanların güvenini istismar etmektir.
Elbette her yerine getirilmeyen vaat suç değildir. Ancak insanları en başından itibaren gerçeğe aykırı beyanlarla aldatmak ve bu yolla haksız menfaat sağlamak söz konusuysa, bunun hukuki sorumluluğu da vardır. Hiç kimse seçim vaatlerini hukuki sorumluluktan kaçış kalkanı olarak göremez.
Seçimi kazanmak bir başarı olabilir; verilen sözleri yerine getirmek ise o başarının gerçek sınavıdır.
Ben kalabalık fotoğraflardan çok, o fotoğrafın arkasındaki hazırlığa bakarım. Çünkü Edirne'nin ihtiyacı yeni sloganlar değil, üyeye dokunan, ticarete katkı sunan ve sonuç üreten bir yönetim anlayışıdır.
Sandık başına gidecek ETSO üyelerinin adayların kaç kişiyle yürüdüğünden önce, hangi projeyle, hangi kaynakla ve hangi hedefle yola çıktıklarına bakmalarını önemsiyorum. Çünkü verilecek karar, yalnızca bir başkan ve yönetim seçimi değil, Edirne'nin ticaret hayatına yön verecek bir yönetim anlayışının da tercihidir.
Gövde göstermek kolaydır. Asıl mesele, o gövdenin taşıdığı iddianın altını doldurabilmektir.
Vesselam...