Bu yazı bir suçlama değildir.
Bu yazı bir iftira değildir.
Bu yazı sadece bir sorudur.
Ama bazı sorular vardır, cevap verilse de hafiflemez.
Edirne Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Kemal Cingöz ne dedi?
“Esnafın %90’ında nakit yok.”
Yüzde doksan.
Yani neredeyse herkes.
Bu bir tablo.
Üstelik başkanın kendi çizdiği tablo.
Kanun diyor ki; 34 odalı birliğin başkanı 4 asgari ücret alır.
Ne güzel bir düzen.
Ekonomi daralır. Piyasa sıkışır. Kredi faizleri yükselir. Esnaf borç yapılandırır. Ama maaş… Her ay. Düzenli. Dakik. Disiplinli.
Kriz çarşıdan geçer, ama makamın kapısı gıcırtısız açılır.
Esnafın kasası boş. Ama makamın kasası takvime bağlı.
Yanlış mı? Hayır.
Kanun izin veriyor. Genel kurul onaylıyor. Her şey usulüne uygun.
Ama mesele usul değil, uyum.
Yüzde 90 nakit yok. Ama yüzde 100 maaş var.
Bu matematik bana ilginç geliyor.
Esnaf sabah kepenk açarken dua ediyorsa, başkan ay başında maaşını düşünür mü? Düşünmezse vicdanını sorgulamıyor mu?
Fedakârlık genelde aşağıdan başlar. Yukarıya nadiren çıkar.
Bu şehir küçük. Herkes birbirini tanır.
Protokolde ön sırada oturmak kolaydır.
Asıl mesele, arka sıradaki esnafın sessizliğini duyabilmektir.
Kaçıncı döneminiz Sayın Başkan?
Kaç seçim gördünüz?
Kaç kez güven tazelediniz?
Peki aynı sürede esnaf kaç kez borç yeniledi?
Kaç kez kredi yapılandırdı?
Kaç kez “Bu ay nasıl dönecek?” diye hesap yaptı?
Zaten kimse “hukuka aykırı” demiyor.
Kimse “usulsüzlük” demiyor.
Her şey mevzuata uygun olabilir.
Ama hayat sadece mevzuattan mı ibaret? Mesele yalnızca kanun mu? Yoksa biraz da vicdan mı?
Sayın Başkan,
Esnaf siftahsız kepenk kapatırken, Bağ-Kur primini ertelemek için hesap yaparken, POS kesintisini bölüştürürken, kredi faizini gece yatmadan önce düşünürken, siz maaşınızı alırken içiniz tamamen rahat mı?
“Esnafın %90’ında nakit yok” diyorsanız, o cümlenin bir ağırlığı vardır.
O ağırlık sadece mikrofon önünde kalmamalı.
Bir yerde hissedilmeli.
Belki gelir kaleminde.
Belki temsil anlayışında.
Belki de sadece vicdanda.
Ben suçlamıyorum.
Sadece şunu merak ediyorum:
Yüzde 90 nakit yok denilen bir şehirde, yüzde 0 tereddütle maaş almak insanın içine gerçekten siniyor mu?
Bazen en sert eleştiri, en sade sorudur.
Sayın Başkan, okurlarımız merak ediyor:
Esnaf siftahsız kepenk kapatırken, siz maaşınızı alırken vicdanınız rahat mı? Bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Görüşlerinizi paylaşmanız, kamuoyunun sorularını yanıtlayacaktır.
Vesselam…