Ulus Pazarı kapandı.
Bugün orada tezgâh yok, ses yok, kalabalık yok.
Ama Edirne’de o pazarla birlikte yıllardır süregelen bir alışkanlık, geçim düzeni ve şehir hafızası da askıya alınmış durumda.
Ulus Pazarı hiçbir zaman sadece alışveriş yapılan bir alan olmadı.
Kimi için haftalık kazancın tek dayanağıydı,
kimi için uygun fiyatın adresiydi,
kimi için de Edirne’nin hâlâ kendine ait kalabildiği nadir yerlerden biriydi.
Bu yüzden mesele, bir pazarın kapanıp kapanmaması meselesi değildir.
Asıl mesele, kapandıktan sonra ne yapılacağıdır.
Yanılmıyorsam yaklaşık 22 dönümlük bir alandan söz ediyoruz.
Neredeyse yirmi yıla yaklaşan bir kullanım geçmişi var.
Ve bu alanla ilgili şehirde uzun süredir konuşulan, fakat bugüne kadar net biçimde açıklanmayan bir konu bulunuyor:
Geçmiş yıllarda buranın aylık yaklaşık 70 bin TL gibi çok düşük bir bedelle kiraya verildiği iddiası.
Bu bilgi doğruysa, insan ister istemez soruyor:
Bu bedel neye göre belirlendi?
Edirne bu süreçte ne kazandı, ne kaybetti?
Eğer doğru değilse, o zaman da bu şehir doğru rakamları bilmeyi hak ediyor.
Çünkü konu rakamdan çok, şeffaflık meselesidir.
Şunu açıkça söylemek gerekiyor:
Ulus Pazarı meselesi bir yasaklama meselesi değildir.
Bu, Edirne’ye ait bir kamusal alanın nasıl ve kimin yararına yönetildiği meselesidir.
Pazarın kapanması esnaf açısından da iki farklı tablo yarattı.
Sabit dükkân esnafı için bir rahatlama oldu, bunu inkâr edemeyiz.
Ama bu pazardan doğrudan ekmek kazanan küçük esnaf için kapanma,
hayatın tam ortasında bir boşluk anlamına geldi.
Bu çelişki bize şunu gösteriyor:
Ulus Pazarı ne tamamen savunulacak bir alan,
ne de kolayca vazgeçilecek bir yük.
Bir alanı kapatmak idari bir karardır.
Ama asıl sorumluluk, kapattıktan sonra ortaya konacak yol haritasıdır.
Bu şehirde hiçbir geçim kaynağı,
bir geçiş süreci tanımlanmadan ortadan kaldırılamaz.
Edirne esnafı ne düzensizlik istiyor
ne de sahipsizlik.
Beklenti gayet açık:
Kuralları belli, kira bedelleri şeffaf, kamu zararına yol açmayan ama küçük esnafı da koruyan bir düzen.
Bu noktada sözü dolandırmaya gerek yok.
Soru, doğal olarak Edirne Belediye Başkanı’na yöneliyor.
Ulus Pazarı kapandı.
Peki bundan sonra ne olacak?
Bu alan tamamen rafa mı kaldırıldı,
yoksa belediye bünyesinde, Edirne’nin gerçeklerine uygun yeni bir pazar modeli mi düşünülüyor?
Çünkü bu şehirde alınan her karar,
sadece bugünü değil, yarının Edirne’sini de belirler.
Ve artık tek bir net sorunun cevabı bekleniyor:
Bu konuda belediye olarak nasıl bir tasarruf düşünüyorsunuz?