Ali Kutlu’nun Kaleminden
Edirne’de bazı akşamlar vardır; salondan ayrılırken yalnızca dinlediğiniz eserleri değil, ruhunuzda bıraktığı güzelliği de yanınızda götürürsünüz. Bu akşam, benim için tam da böyle bir akşamdı.
Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu tarafından düzenlenen “Makamdan Gönüle” konserine davetli olarak katıldım. Beni bu güzel buluşmaya davet eden, Tarihî Ali Paşa Çarşısı’nın eski başkanı, çok kıymetli büyüğüm Erdem Erişken abime öncelikle gönülden teşekkür ediyorum.
Türk müziğinin inceliğini ve nağmelerin insanın gönlünde açtığı kapıları hissettiğimiz gecede; Dilek Sıla Bağdatlı, Efe Çakmak, Hande Erzen ve M. Fadıl Atik’in seslendirdiği eserleri, saz sanatçılarının ustalığı eşliğinde büyük bir keyifle dinledik. Her yorum, müziğin yalnızca kulağa değil, insanın hatıralarına ve duygularına da seslendiğini bir kez daha hatırlattı.
Bazen bir nağme, uzun cümlelerin anlatamadığını tek başına anlatır. Bu akşam da müziğin birleştirici gücüne, sanatın insanı gündelik telaşlardan uzaklaştıran zarafetine hep birlikte tanıklık ettik.
Gecenin güzelliği yalnızca sahnedeki icrayla sınırlı değildi. Konserin gerçekleştirildiği tarihî binanın etkileyici atmosferi, mekânın kendine özgü güzelliği ve sanatla bütünleşen ortamı da bu deneyimi özel kıldı. Tarihin izlerini taşıyan bir yapıda, Türk müziğinin köklü geleneğini dinlemek insana ayrı bir huzur veriyor. Böyle mekânlar, geçmişi yalnızca ayakta tutmuyor; ona yeni hatıralar da kazandırıyor.
Bu güzel gecenin hazırlanmasında emeği bulunan Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğunun değerli sanatçılarına, saz ustalarına ve sahne arkasında görev yapan bütün personeline içtenlikle teşekkür ediyorum. Çünkü seyircinin karşısına ulaşan her başarılı konserin ardında, çoğu zaman görünmeyen büyük bir emek, disiplin ve özveri vardır.
Edirne, tarihî eserleri kadar kültür ve sanat birikimiyle de özel bir şehir. Bu birikimi yaşatan, geleneksel müziğimizi yeni dinleyicilerle buluşturan ve böylesi güzel akşamları mümkün kılan kurumlarımızın kıymetini bilmeliyiz.
Başta kıymetli büyüğüm Erdem Erişken olmak üzere, bu akşamı yaşamamıza vesile olan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum.
Makamdan gönüle uzanan bu güzel yolculukta emeği geçenlerin yüreğine, sesine ve sazına sağlık.
Bazı teşekkürler nezaket gereği söylenir; bazılarıysa insanın içinden gelir. Bu satırlar, benim için ikinci türden bir teşekkürdür.
Saygılarımla.