Edirne’de iş yerlerinin önünde, güneş altında bekletilen su şişelerini ve meşrubatları görüyorum. Vatandaşın satın aldığı içecekler hangi koşullarda muhafaza ediliyor? Daha önemlisi, bu görüntüler yetkililerin dikkatini çekiyor mu?
Ambalajlı suların satış ve depolama koşullarına ilişkin mevzuat, suların doğrudan güneş ışığına, ısıya ve toza maruz kalmayacak şekilde muhafaza edilmesini öngörüyor. Peki, bu kurallar Edirne’de uygulanıyor mu?
Edirne İl Sağlık Müdürlüğüne soruyorum: Ambalajlı su satış ve depolama yerleri hangi sıklıkta denetleniyor? Mevzuatta belirtilen üç aylık denetim aralıklarına uyuluyor mu? Son üç yılda kaç denetim yapıldı, kaç uygunsuzluk tespit edildi ve kaç işletmeye yaptırım uygulandı?
Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne de soruyorum: İş yerlerinin önünde, güneş altında bekletilen meşrubat ve diğer ambalajlı gıda ürünleriyle ilgili kaç denetim gerçekleştirildi? Muhafaza koşullarına aykırılık tespit edildi mi? Edildiyse hangi işlemler yapıldı, kaç işletmeye yaptırım uygulandı? Vatandaşın tükettiği ürünlerin uygun koşullarda saklanmasını sağlamak için hangi tedbirler alınıyor?
Gelelim Edirne Belediyesine…
Zabıta ekiplerini kentte sık sık görüyorum. Lari Camii bahçesini de zabıta personelinin toplandığı yerlerden biri olarak gözlemliyorum. Belediyede yaklaşık 200 zabıta personeli bulunduğunu tahmin ediyorum; kesin sayıyı belediye açıklayabilir.
Benim sorum personel sayısından çok, sahada görülen durumlarla ilgili: İş yerlerinin önünde güneş altında bekletilen su ve meşrubatları zabıta ekipleri görmüyor mu? Görüyorsa bu konuda hangi işlemler yapılıyor?
Burada kaldırım işgalinden söz etmiyorum. Konu, içeceklerin muhafaza koşulları ve vatandaşın sağlığının korunmasıdır. Meşrubatların da ürün özelliklerine uygun, güneş ışığından ve aşırı sıcaklıktan korunmuş koşullarda saklanması gerekir. Bu konuda belediyenin ve ilgili kurumların kendi yetki alanlarında ne yaptığını öğrenmek istiyorum.
Üstelik mesele yalnızca görüntüden ibaret değil. Plastik şişelerin uzun süre güneş altında ve yüksek sıcaklıkta kalması, ambalajdan içeceğe bazı kimyasal maddelerin geçişini artırabilir. Bu maddelerin bazıları sağlık riski oluşturabilir. Bu, güneşte bekleyen her içeceğin kanserojen olduğu anlamına gelmez. Ancak olası riskler, uygun muhafaza koşullarının ve etkili denetimin neden önemli olduğunu açıkça gösterir.
Kurallara uyan işletmelerin emeği korunmalı, ihlal tespit edildiğinde mevzuatın gerektirdiği işlemler uygulanmalıdır. Denetim yalnızca yapılmış olmak için yapılmamalı; sonuç vermeli ve aynı sorunların tekrarlanmasını önlemelidir.
Bu nedenle yetkililerden genel açıklamalar değil, somut cevaplar bekliyorum: Kaç denetim yapıldı? Kaç ihlal tespit edildi? Kaç işletmeye yaptırım uygulandı? Uygunsuz koşullarda muhafaza edilen içeceklerle karşılaşıldığında hangi işlemler yapılıyor?
Kimseyi peşinen suçlamıyorum. Ancak vatandaşın sağlığını ilgilendiren bir konuda soruların cevapsız kalmasını da doğru bulmuyorum. Yetkililer görevlerini yerine getiriyorsa yapılan çalışmaların sonuçlarını kamuoyuyla paylaşmalıdır.
Ben Ali Kutlu. Soruyorum, cevap bekliyorum ve bu konunun takipçisi olacağım.
Vesselam.