Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahale Sonrası Doğa Yalnızlığa Terk Edildi
Yeniimaret Mahallesi’nin sessiz doğa parçası, temizlik adı altında zarar gördü
Yeniimaret Mahallesi’nde yıllardır sessizce varlığını sürdüren Palahur Deresi, geçtiğimiz aylarda Devlet Su İşleri tarafından gerçekleştirilen temizlik çalışmasıyla gündeme geldi. Ancak bu müdahale, doğayı korumaktan ziyade tahrip eden sonuçlar doğurdu.
Dere kıyısında bulunan ve yılların tanığı olan ceviz ağaçları, herhangi bir koruma ya da değerlendirme olmadan kesildi. Sessiz ve zararsız bir şekilde orada duran Palahur Deresi, doğaya kulak verilmeden, ölçüsüz ve kontrolsüz bir müdahaleye maruz kaldı. Zaten işlek olmayan, kendi hâlinde bir su yolu olan bu dere, “temizlik” adı altında doğal dokusundan koparıldı.
Temizlik Bitti, İhmal Başladı
Müdahale sonrası derede ne düzenli bir bakım devam etti ne de çevredeki doğal yapıyı iyileştirmeye yönelik bir adım atıldı. Geriye sadece kuruyan ceviz kökleri, kesilmiş dallar ve insan boyunu aşan oltan dikenleri kaldı. Yabani otlar yolları kapattı, dere etrafında yürümek neredeyse imkânsız hâle geldi.
Çalışmaların ardından herhangi bir çevre düzenlemesi yapılmadığı gibi, Palahur Deresi bir kez daha yalnızlığına terk edildi. Üstelik bu kez daha da yorgun, daha da yaralı bir şekilde...
Soru Şu: Neden?
Doğal dengeye hiçbir faydası olmayan bu müdahale gerçekten gerekli miydi? Yoksa yalnızca "boş durmayalım, Palahur Deresi’ne de bir bakalım" düşüncesiyle yapılmış plansız bir uygulamadan mı ibaretti? Sorduğumuz soru basit ama anlamlı:
Bir dereyi korumak, onu kesip biçmekle mi olur; yoksa onunla birlikte yaşayıp geleceğe taşımakla mı?
Bir Doğa Parçasının Sessiz Çığlığı
Palahur Deresi artık konuşmuyor. Ancak onun sessizliği, çığlık kadar etkili. Gölgesinde nice hatıralar biriktiren ceviz ağaçları yok artık. Onların yerini ihmalkârlık aldı, dikenler aldı, boşluk aldı.
Bu açıklamayı kamuoyunun dikkatine sunarken, yetkili kurumları doğaya karşı daha hassas, daha bilinçli ve daha planlı adımlar atmaya davet ediyoruz. Doğayı yaşatmak, görev değil bir sorumluluktur. Unutmayalım:
Doğaya yapılan her hoyrat müdahale, insanın kendi yaşamına bıraktığı bir izdir.