Kime Hizmet Ediyor Bu Kalem!!!
Bazıları vardır, kalem tutar ama yazdıklarının manasını bilmez.
Kimi kalemler, mürekkebiyle halkın yarasına merhem olur…
Ama bazı kalemler vardır ki, efendisinin kasasını doldurur, halkı unutur.
Bugün sahnede “gazeteci” kılığında dolaşanlar var.
Ama gerçekte, figüranlıktan öteye geçememiş oyuncular onlar.
Replikleri patronundan gelir, jestleri siyasi dostlarından.
Cesaretleri yok, karakterleri yok; tek sermayeleri talimatla yazılmış yalanlar ve küstah davranışları.
Bazıları patrona hizmet eder, bazıları da kendi ikbali için yazar; yalan yanlışlarla dolu, küstah bir oyun bu.Manşetleri pazarlıkla şekillenir.
Kelimenin fiyatı bellidir; vicdan ise çoktan iflas etmiştir.
Dün alkış tuttuklarını bugün afişe etmekten çekinmezler.
Çünkü bu bir tiyatro…
Dekor değişir, kartlar yeniden dağıtılır.
Ve o masa, hangi kalemin ne zaman satılacağına karar verir.
Bazıları bu satırları okuyunca alaycı bir tebessüm takınacak.
Ama bilirim ki o tebessüm, çaresizliğin ve yakalanmışlığın maskesidir.
Ne itiraz edecek yürekleri var, ne de yüzleri.
Ve bilirim ki susmak, en ağır itiraftır.
Bu millet korkak kalemi tanır.
Sipariş manşetleri ayırt eder.
Ve sahte kahramanlık hikayelerini asla unutmaz.
Bazı makam sahipleri iyi duysun:
Bugün elini sıkan kalem, yarın hakikatin tokadını yüzünüze indirebilir.
Çünkü ben, doğruyu yazmaktan asla geri adım atmam.
Kalemim, ne menfaatle kirlenir ne de korkuyla eğilir.
Benim satırlarım, hem tarihe hem gönüllere kazınır.
Halkın gözünde makam değil, duruş ve karakter kıymetlidir.
Bugün alkış toplayanlar, yarın unutulur; hatta ibret vesikası olurlar.
Bir belediye başkanı, bir vekil, bir müdür…
Eğer yanında taşıdığı kalem satılmışsa, bilsin ki;
O da manşetlerde yapayalnız kalır.
Bu yazı, kalemini çıkar için eğmeyenlere selamdır;
Ve kalemini satanlara sert bir ikazdır:
Yazdığınız satırlar bir gün önünüze gelecek.
O an karşınızda yalnızca vicdanınız olacak.
Ve o vicdan, acı bir sesle fısıldayacak:
“Sen satıldın.”
Herkes gazeteci olabilir… ama her gazeteci adam olamaz.
Kalemini eğmeyenler tarihe geçer;
Kendini gazeteci sananlar ise ancak gülünç bir dipnot olarak kalır.
Vesselam.