Gölgelerin Sesi

Ali Kutlu

02-12-2025 20:09

Gölgelerin Sesi

Edirne’de bazı koltuklar vardır; kim oturursa otursun, şekli değişmez.
Koltuk seni ısıtır, sen koltuğu değil… Ama çoğu zaman kimse hangi gölgeyi bıraktığını fark etmez.

Ayhan Demir bir zamanlar AK Parti İl Başkanlığı’na oturdu.
Soru basitti: “Ne değişti?”
Cevap her gün aynıydı: Hiçbir şey. Büyük hamle yok, vizyon yok… sadece boş bir bekleyiş.

En can sıkıcı yanı ise:
Bazı koltuklar, yetersiz insanların elinde kalınca, gölge bırakmak bile unutulur.
Kimi gelir, sadece makamın tadını alır; iş yapmaz, iz bırakmaz, adını unutturur.
Ama kendi ikballerini düşünür; yarın için hesap yapar, kendi geleceğini çizer.
Şehir mi? Onun için sadece dekor. Zaman bir sahne ışığı gibi parlar ve söner.
Adeta koltuk bir sahne, Edirne ise izleyici koltuğu.
Sahne boşsa, ışık sönükse, alkış da gelmez; sadece zaman geçer, sessizlik kalır.

Bu tür insanlar, kendi gölgelerini büyütür, şehrin hafızasını küçültür.
Her adım bir boşlukta kaybolur; isimleri silinir, yaptıkları fısıltılarla unutulur.
Ve birileri hâlâ sorar: “Ne değişti?”
Cevap basit: Sen değiştin; şehrin hatırlamaması senin başarın.

Sonra sahneye Kızılay çıktı.
Kökleri derin, adı saygı dolu, gölgesi ağır.
Demir’in gölgesi ise şehirde kaybolmuş bir sis gibi.
Kapılar açıldı, insanlar içeri girdi… ama çoğu zaman başkanın adı anılmadan, sadece gönüllülerin adımları duyuldu.

Her toplantı bir boşluk çarpması,
her etkinlik bir suskun fısıltıydı.
Şehir bir karne isterdi; ne alkış geldi, ne protesto.
Sanki Edirne’nin hafızası gözlerini kapamıştı: “Var mıydı? Ne yaptı? Kim hatırlıyor?”

Hayat sokakta akar; karanlık da orada büyür.
Sokakların dili serttir, sessizdir… ve unutmaz.
Konuşmalar rüzgârla savruldu, yorumlar kayboldu. Ama gölgeler durdu; tabelalar, kapılar, taşlar… hepsi sessiz tanık.

Koltuk mu kalıcı, yoksa gölgeler mi?
Bazı liderler isimleriyle yankılanır; izleri silinmez.
Bazı liderler sadece bir fısıltı bırakır.
Ayhan Demir’in izleri ikinci gruptan:
Sessiz, gri… ama yaşamın içinde sert bir sessizlikle.

Ve en ağır gerçek:
Bir şehir seni ne sever ne de nefret eder.
Sadece gölgelerini bırakır geriye.
Edirne, kendi gölgelerinin öyküsünü sessizce, ama hayatın acısı ve sertliğiyle yazmayı seçti.

Ve şimdi merak ediyorum:
Bundan sonra gelecek olan başkan, bu gölgeleri ne kadar dolduracak?
Yoksa o da sadece koltuğun tadını çıkaracak, kendi ikballerini büyütüp şehrin hafızasını küçültecek mi?
Vesselam…

DİĞER YAZILARI UNUTANLAR 01-01-1970 03:00 Hesap… 01-01-1970 03:00 Yarın… 01-01-1970 03:00 VEBAL 01-01-1970 03:00 Görünmeyen Yangın: Bu Şehirde Kim Farkında? 01-01-1970 03:00 “Bir İz, Bir Hafıza” 01-01-1970 03:00 “Güzelleştirme mi, Sorgulanması Gereken Bir Süreç mi?” 01-01-1970 03:00 “Gücün Gölgesinde Adalet Aranır mı?” 01-01-1970 03:00 “Bir Sofra, Bir Saray, Bir Medeniyet” 01-01-1970 03:00 KRİZ ÇARŞIDA, SÖZ MAKAMDA 01-01-1970 03:00 KRİZ ÇARŞIDA, MAAŞ MAKAMDA 01-01-1970 03:00 Hızlandırılmış Zenginlik Kursu 01-01-1970 03:00 Ramazan: Kalbin Yeniden İnşası 01-01-1970 03:00 Ar Damarı: İnsanlığın Son Sınavı 01-01-1970 03:00 TERAZİ – III | Artık Sıra Hesapta 01-01-1970 03:00 Çamurda Hizmet, Masada Hak Ediş 01-01-1970 03:00 TERAZİ – II 01-01-1970 03:00 TERAZİ 01-01-1970 03:00 Sonrası... 01-01-1970 03:00 İz... 01-01-1970 03:00 BU ŞEHİR SESİNİ KAYBEDİYOR 01-01-1970 03:00 Taş Yerinde Ağırdı, Siz Yerinden Ettiniz 01-01-1970 03:00 Bir Gün Değil, Bir Tercih 01-01-1970 03:00 Bir Çocuk Eziliyorsa, Kim İşini Yapmıyordur? 01-01-1970 03:00 Bir Lokma, Bir Hırka ve Kaybolmayan Ümit 01-01-1970 03:00 Alışmak!... 01-01-1970 03:00 VERİMLİ GEÇTİ 01-01-1970 03:00 Bir Yılın Sessiz Muhasebesi 01-01-1970 03:00 AYAR TUTMAYAN TERAZİ 01-01-1970 03:00 Beş Dakika... 01-01-1970 03:00 SERVET SESSİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa: Ruhun Kayıp Anahtarı 01-01-1970 03:00 Taht mı, Hizmet Makamı mı? 01-01-1970 03:00 Hoş Bir Seda 01-01-1970 03:00 74 Yıllık Yol: İmam Hatipler ve Topluma Katkıları 01-01-1970 03:00 “Satın Alınan Gerçek, Susturulan Vicdan” 01-01-1970 03:00 HİZAYA GELMEK VE ÖZGÜRLÜK 01-01-1970 03:00 Edirne’de Seracılık: Toprağın, Emeğin ve Umudun Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Değerlerimizi Yitirmeden Değer Verelim... 01-01-1970 03:00 “Taşa Sinmiş Merhamet” 01-01-1970 03:00 Selimiye’nin Sessiz Çığlığı: Tarihe Saygı Nerede? 01-01-1970 03:00 Edirne’nin Can Damarı: Esnafın Çığlığı 01-01-1970 03:00 Bir Doğumun Hatırlattıkları 01-01-1970 03:00 Lütufla Beslenenlerin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Edirne: Vakit Daralıyor... 01-01-1970 03:00 30 Ağustos: Bir Milletin Varoluş Destanı 01-01-1970 03:00 Kurak Nefesler 01-01-1970 03:00 ​​​​​​​Ergene Nehri Alarm Veriyor: Edirne’nin Son Çığlığı 01-01-1970 03:00 ​​​​​​​Suskunluğun Bedeli 01-01-1970 03:00 Durma Noktasındaki Nehirler, Duran Vicdanlar 01-01-1970 03:00 Edirne: Tarihin Işığında, Bugünün Sınavında, Yarının İddiasında 01-01-1970 03:00 Edirne’nin Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Deprem: Doğanın Sessiz Dili ve İnsanlığın Sınavı 01-01-1970 03:00 Kime Hizmet Ediyor Bu Kalem!!! 01-01-1970 03:00 Kâğıda Dökülen Vicdan 01-01-1970 03:00 "Zamanın Göğsünde Yankılanan Sessizlik" 01-01-1970 03:00 15 Temmuz: Halkın Yazdığı Destan 01-01-1970 03:00 Sayın DSİ Müdürü, Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahalenin Hesabını Kim Verecek? 01-01-1970 03:00 Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahale Sonrası Doğa Yalnızlığa Terk Edildi... 01-01-1970 03:00