Bir Yılın Sessiz Muhasebesi

Ali Kutlu

21-12-2025 21:24

 

Bir yıl daha bitmek üzere.
Takvimler sona yaklaşırken, hayatın yükü hafiflemedi. Türkiye bu yılı tablolarla değil; hissedilenlerle kapatmaya hazırlanıyor. Açıklanan rakamlarla yaşanan gerçeklik arasındaki mesafe, hiç bu kadar görünür olmamıştı.

Bu yılın en baskın duygusu yorgunluk oldu.
En çok da emekliler için… Bir ömrü çalışarak geçirmiş, üretmiş, kimseye yük olmamaya özen göstermiş insanlar için. Açıklanan maaş artış oranları var; inkâr eden yok. Ama mesele artık oran değil, karşılık. Çünkü zam var, fakat ferahlık yok.
Rakam yükseliyor, hayat daralıyor.

Emekli, bu yıl ilk kez bu kadar açık şekilde şunu hissetti:
“Geçim, benim sorumluluğum olmaktan çıktı; bir mücadeleye dönüştü.”
Pazarda etiketler değişirken maaş yerinde sayıyormuş gibi geliyor. Eczanede, faturada, mutfakta aynı soru dönüp duruyor:
“Bir şeyleri eksiltmeden bu ay nasıl tamamlanır?”
Bu, matematikle anlatılacak bir duygu değil. Bu, insanın içini sessizce yoran bir hâl.

Türkiye’nin artıları elbette var.
Bu ülke hâlâ güçlü. Üretiyor, ayakta duruyor, zor bir coğrafyada denge kurmaya çalışıyor. Yapılan işler, atılan adımlar küçümsenemez. Ancak hayatın içine dokunmayan hiçbir başarı kalıcı olmaz. Çünkü insanlar artık duyduklarına değil, hissettiklerine inanıyor.

Eksiler ise sessizce büyüdü.
Sabit gelir, hareketli hayata yetişemedi. Gelir dağılımındaki mesafe açıldı. Gençler umutlarını erteledi, emekliler yıllarca verdikleri emeğin değerini sorgular hâle geldi. Kimse bağırmıyor belki ama bu sessizlik memnuniyetten değil; yorgunluktan.

Edirne, bu tablonun sakin ama berrak bir yansıması.
Büyük krizler yok, büyük sevinçler de… Esnaf temkinli, emekli hesaplı, gençler kararsız. Şehir ayakta ama beklemede. Bir şeylerin değişmesini istiyor; yüksek sesle değil, derinden. Edirne konuşmuyor belki ama çok şey anlatıyor.

Yeni yıla girerken temennimiz büyük sözler değil.
Biraz daha hoşgörü…
Biraz daha vicdan…
Birbirini duymaya, anlamaya biraz daha istek…

Çünkü bazen bir maaş artışından önce,
insanı ayakta tutan bir hâl hatırdır.
Bazen bir rakamdan önce,
yükü hafifleten şey bir anlayıştır.

Bu ülkenin insanı sert değil; yorgun.
Mucize beklemiyor.
Sadece yıllarca verdiği emeğin karşılığını hissetmek,
yaşadığı hayatta biraz olsun rahat nefes almak istiyor.

Yeni yıl; eksilten değil toparlayan,
yıpratan değil onaran,
insanı rakamdan önce gören bir yıl olsun.

Sessizliğin yerini anlayışın,
yorgunluğun yerini umudun aldığı bir yıl…

Vesselam…

DİĞER YAZILARI UNUTANLAR 01-01-1970 03:00 Hesap… 01-01-1970 03:00 Yarın… 01-01-1970 03:00 VEBAL 01-01-1970 03:00 Görünmeyen Yangın: Bu Şehirde Kim Farkında? 01-01-1970 03:00 “Bir İz, Bir Hafıza” 01-01-1970 03:00 “Güzelleştirme mi, Sorgulanması Gereken Bir Süreç mi?” 01-01-1970 03:00 “Gücün Gölgesinde Adalet Aranır mı?” 01-01-1970 03:00 “Bir Sofra, Bir Saray, Bir Medeniyet” 01-01-1970 03:00 KRİZ ÇARŞIDA, SÖZ MAKAMDA 01-01-1970 03:00 KRİZ ÇARŞIDA, MAAŞ MAKAMDA 01-01-1970 03:00 Hızlandırılmış Zenginlik Kursu 01-01-1970 03:00 Ramazan: Kalbin Yeniden İnşası 01-01-1970 03:00 Ar Damarı: İnsanlığın Son Sınavı 01-01-1970 03:00 TERAZİ – III | Artık Sıra Hesapta 01-01-1970 03:00 Çamurda Hizmet, Masada Hak Ediş 01-01-1970 03:00 TERAZİ – II 01-01-1970 03:00 TERAZİ 01-01-1970 03:00 Sonrası... 01-01-1970 03:00 İz... 01-01-1970 03:00 BU ŞEHİR SESİNİ KAYBEDİYOR 01-01-1970 03:00 Taş Yerinde Ağırdı, Siz Yerinden Ettiniz 01-01-1970 03:00 Bir Gün Değil, Bir Tercih 01-01-1970 03:00 Bir Çocuk Eziliyorsa, Kim İşini Yapmıyordur? 01-01-1970 03:00 Bir Lokma, Bir Hırka ve Kaybolmayan Ümit 01-01-1970 03:00 Alışmak!... 01-01-1970 03:00 VERİMLİ GEÇTİ 01-01-1970 03:00 AYAR TUTMAYAN TERAZİ 01-01-1970 03:00 Gölgelerin Sesi 01-01-1970 03:00 Beş Dakika... 01-01-1970 03:00 SERVET SESSİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa: Ruhun Kayıp Anahtarı 01-01-1970 03:00 Taht mı, Hizmet Makamı mı? 01-01-1970 03:00 Hoş Bir Seda 01-01-1970 03:00 74 Yıllık Yol: İmam Hatipler ve Topluma Katkıları 01-01-1970 03:00 “Satın Alınan Gerçek, Susturulan Vicdan” 01-01-1970 03:00 HİZAYA GELMEK VE ÖZGÜRLÜK 01-01-1970 03:00 Edirne’de Seracılık: Toprağın, Emeğin ve Umudun Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Değerlerimizi Yitirmeden Değer Verelim... 01-01-1970 03:00 “Taşa Sinmiş Merhamet” 01-01-1970 03:00 Selimiye’nin Sessiz Çığlığı: Tarihe Saygı Nerede? 01-01-1970 03:00 Edirne’nin Can Damarı: Esnafın Çığlığı 01-01-1970 03:00 Bir Doğumun Hatırlattıkları 01-01-1970 03:00 Lütufla Beslenenlerin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Edirne: Vakit Daralıyor... 01-01-1970 03:00 30 Ağustos: Bir Milletin Varoluş Destanı 01-01-1970 03:00 Kurak Nefesler 01-01-1970 03:00 ​​​​​​​Ergene Nehri Alarm Veriyor: Edirne’nin Son Çığlığı 01-01-1970 03:00 ​​​​​​​Suskunluğun Bedeli 01-01-1970 03:00 Durma Noktasındaki Nehirler, Duran Vicdanlar 01-01-1970 03:00 Edirne: Tarihin Işığında, Bugünün Sınavında, Yarının İddiasında 01-01-1970 03:00 Edirne’nin Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Deprem: Doğanın Sessiz Dili ve İnsanlığın Sınavı 01-01-1970 03:00 Kime Hizmet Ediyor Bu Kalem!!! 01-01-1970 03:00 Kâğıda Dökülen Vicdan 01-01-1970 03:00 "Zamanın Göğsünde Yankılanan Sessizlik" 01-01-1970 03:00 15 Temmuz: Halkın Yazdığı Destan 01-01-1970 03:00 Sayın DSİ Müdürü, Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahalenin Hesabını Kim Verecek? 01-01-1970 03:00 Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahale Sonrası Doğa Yalnızlığa Terk Edildi... 01-01-1970 03:00