Yarın…

Ali Kutlu

12-05-2026 01:22

 

İnsan bazen konuşur da anlaşılmaz,
bazen susar ama içinde fırtınalar büyür.

Bugüne kadar gördüklerimin hepsini yazdım diyemem.
Bazı gerçekler vardır; insanın diline gelir ama kaleminden çıkmaz.
Kırmamak için sustuğum oldu,
yanlış anlaşılmamak için geri durduğum…
Kimi zaman bir büyüğün hatırına, kimi zaman bir yetimin duasına sığındım.

Çünkü her hakikat, söylendiği anda değer bulmaz.
Bazı doğruların da vakti vardır.

Uzun zamandır içimden hep aynı cümle geçiyor:
Bir gün bu toz dağılacak…
Bugün yüksekten konuşanlar, yarın kendi seslerinden ürkecek.
İnsanların omuzlarına basarak yükseldiğini sananlar, aslında ne kadar küçüldüklerini anlayacak.

Çünkü hayat, kimsenin elinde sonsuza kadar duran bir saltanat değildir.

Bugün karanlığı güç zannedenler var.
Perdenin arkasına saklanıp kendini görünmez sananlar…
Vicdanı susturup alkışla ayakta kalacağını düşünenler…

Oysa insanı ayakta tutan şey kalabalık değil, temiz bir geçmiştir.

Bir gün gelir;
parayla büyütülen sofralar dağılır,
menfaatle kurulan dostluklar çözülür,
yüksek sesle kurulan cümleler yankısız kalır.

İşte o zaman insan, aynaya gerçekten bakmaya başlar.

Ben hiçbir zaman kusursuz biri olduğumu söylemedim.
Hata da yaptım, eksik de kaldım.
Ama hiçbir zaman haramı meziyet gibi taşıyanlardan olmadım.
Kimsenin hakkına göz dikmedim.
Bir lokmanın hesabını yaparken, bir ömrün hesabını unutanlardan olmadım.

Çünkü insanın en büyük serveti; gece yastığa başını koyduğunda içindeki huzurdur.

Bugün hâlâ umutla bekliyorsam, bunun sebebi insanların değil, hakikatin gücüne inanmamdır.
Çünkü hakikat bazen geç gelir ama geldiğinde bütün perdeleri indirir.

Bugün susuyor olmam, hiçbir şey bilmediğim anlamına gelmiyor.
Bazı gerçekler vardır; insan onları hemen ortaya dökmez.
Çünkü her söz vaktini bekler.

Ama vakit geldiğinde, yıllardır sağlam sandıkları zeminin aslında ne kadar çürük olduğunu ilk onlar görecek.
Bugün rahat koltuklarında gülümseyenlerin, yarın aynı sakinlikle etrafa bakamayacağı günler de gelir.

Ben konuşursam bir kişiyi değil, kurulmuş birçok hesabı rahatsız edecek cümleler kurarım.
Bu yüzden bazen susmak, sadece beklemektir.

Çünkü üstü örtülen her şey, zamanı geldiğinde en ağır haliyle ortaya çıkar.

Toprağın altında yıllarca bekleyen bir tohum gibi…
Vakti geldiğinde sessizce çatlar ve güneşe çıkar.

İnsan da böyledir.
Sabırla bekleyen kaybetmiş sayılmaz.
Çünkü sabır, susmak değil; doğru zamana hazırlanmaktır.

Yarın dediğimiz şey aslında uzak değildir.
Her sabah açılan göz, yeni bir yarındır.
Ve insan, hangi tarafta durduğunu en çok karanlık zamanlarda belli eder.

Bugün eğilip bükülenler olabilir.
Rüzgâra göre yön değiştirenler de…
Ama kökü sağlam olan ağaç, fırtınada bile ayakta kalır.

Bizim derdimiz bağırarak kazanmak değil;
doğru kalarak yaşayabilmek…

Çünkü gün gelir herkes susar,
ama vicdan konuşmaya devam eder.

Onurunu koruyarak yaşayanlara…
Kırıldığı hâlde kimseyi kırmamaya çalışanlara…
İçinde fırtına koparken yüzünde vakar taşıyanlara…
Bu kirli zamanlarda temiz kalabilenlere selam olsun

Vesselam.

DİĞER YAZILARI VEBAL 01-01-1970 03:00 Görünmeyen Yangın: Bu Şehirde Kim Farkında? 01-01-1970 03:00 “Bir İz, Bir Hafıza” 01-01-1970 03:00 “Güzelleştirme mi, Sorgulanması Gereken Bir Süreç mi?” 01-01-1970 03:00 “Gücün Gölgesinde Adalet Aranır mı?” 01-01-1970 03:00 “Bir Sofra, Bir Saray, Bir Medeniyet” 01-01-1970 03:00 KRİZ ÇARŞIDA, SÖZ MAKAMDA 01-01-1970 03:00 KRİZ ÇARŞIDA, MAAŞ MAKAMDA 01-01-1970 03:00 Hızlandırılmış Zenginlik Kursu 01-01-1970 03:00 Ramazan: Kalbin Yeniden İnşası 01-01-1970 03:00 Ar Damarı: İnsanlığın Son Sınavı 01-01-1970 03:00 TERAZİ – III | Artık Sıra Hesapta 01-01-1970 03:00 Çamurda Hizmet, Masada Hak Ediş 01-01-1970 03:00 TERAZİ – II 01-01-1970 03:00 TERAZİ 01-01-1970 03:00 Sonrası... 01-01-1970 03:00 İz... 01-01-1970 03:00 BU ŞEHİR SESİNİ KAYBEDİYOR 01-01-1970 03:00 Taş Yerinde Ağırdı, Siz Yerinden Ettiniz 01-01-1970 03:00 Bir Gün Değil, Bir Tercih 01-01-1970 03:00 Bir Çocuk Eziliyorsa, Kim İşini Yapmıyordur? 01-01-1970 03:00 Bir Lokma, Bir Hırka ve Kaybolmayan Ümit 01-01-1970 03:00 Alışmak!... 01-01-1970 03:00 VERİMLİ GEÇTİ 01-01-1970 03:00 Bir Yılın Sessiz Muhasebesi 01-01-1970 03:00 AYAR TUTMAYAN TERAZİ 01-01-1970 03:00 Gölgelerin Sesi 01-01-1970 03:00 Beş Dakika... 01-01-1970 03:00 SERVET SESSİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa: Ruhun Kayıp Anahtarı 01-01-1970 03:00 Taht mı, Hizmet Makamı mı? 01-01-1970 03:00 Hoş Bir Seda 01-01-1970 03:00 74 Yıllık Yol: İmam Hatipler ve Topluma Katkıları 01-01-1970 03:00 “Satın Alınan Gerçek, Susturulan Vicdan” 01-01-1970 03:00 HİZAYA GELMEK VE ÖZGÜRLÜK 01-01-1970 03:00 Edirne’de Seracılık: Toprağın, Emeğin ve Umudun Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Değerlerimizi Yitirmeden Değer Verelim... 01-01-1970 03:00 “Taşa Sinmiş Merhamet” 01-01-1970 03:00 Selimiye’nin Sessiz Çığlığı: Tarihe Saygı Nerede? 01-01-1970 03:00 Edirne’nin Can Damarı: Esnafın Çığlığı 01-01-1970 03:00 Bir Doğumun Hatırlattıkları 01-01-1970 03:00 Lütufla Beslenenlerin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Edirne: Vakit Daralıyor... 01-01-1970 03:00 30 Ağustos: Bir Milletin Varoluş Destanı 01-01-1970 03:00 Kurak Nefesler 01-01-1970 03:00 ​​​​​​​Ergene Nehri Alarm Veriyor: Edirne’nin Son Çığlığı 01-01-1970 03:00 ​​​​​​​Suskunluğun Bedeli 01-01-1970 03:00 Durma Noktasındaki Nehirler, Duran Vicdanlar 01-01-1970 03:00 Edirne: Tarihin Işığında, Bugünün Sınavında, Yarının İddiasında 01-01-1970 03:00 Edirne’nin Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Deprem: Doğanın Sessiz Dili ve İnsanlığın Sınavı 01-01-1970 03:00 Kime Hizmet Ediyor Bu Kalem!!! 01-01-1970 03:00 Kâğıda Dökülen Vicdan 01-01-1970 03:00 "Zamanın Göğsünde Yankılanan Sessizlik" 01-01-1970 03:00 15 Temmuz: Halkın Yazdığı Destan 01-01-1970 03:00 Sayın DSİ Müdürü, Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahalenin Hesabını Kim Verecek? 01-01-1970 03:00 Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahale Sonrası Doğa Yalnızlığa Terk Edildi... 01-01-1970 03:00