KRİZ ÇARŞIDA, MAAŞ MAKAMDA

Ali Kutlu

26-02-2026 13:24

 

Bu yazı bir suçlama değildir.
Bu yazı bir iftira değildir.
Bu yazı sadece bir sorudur.

Ama bazı sorular vardır, cevap verilse de hafiflemez.

Edirne Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Kemal Cingöz ne dedi?
“Esnafın %90’ında nakit yok.”
Yüzde doksan.
Yani neredeyse herkes.

Bu bir tablo.
Üstelik başkanın kendi çizdiği tablo.

Kanun diyor ki; 34 odalı birliğin başkanı 4 asgari ücret alır.
Ne güzel bir düzen.

Ekonomi daralır. Piyasa sıkışır. Kredi faizleri yükselir. Esnaf borç yapılandırır. Ama maaş… Her ay. Düzenli. Dakik. Disiplinli.

Kriz çarşıdan geçer, ama makamın kapısı gıcırtısız açılır.
Esnafın kasası boş. Ama makamın kasası takvime bağlı.

Yanlış mı? Hayır.
Kanun izin veriyor. Genel kurul onaylıyor. Her şey usulüne uygun.
Ama mesele usul değil, uyum.

Yüzde 90 nakit yok. Ama yüzde 100 maaş var.
Bu matematik bana ilginç geliyor.

Esnaf sabah kepenk açarken dua ediyorsa, başkan ay başında maaşını düşünür mü? Düşünmezse vicdanını sorgulamıyor mu?

Fedakârlık genelde aşağıdan başlar. Yukarıya nadiren çıkar.
Bu şehir küçük. Herkes birbirini tanır.
Protokolde ön sırada oturmak kolaydır.
Asıl mesele, arka sıradaki esnafın sessizliğini duyabilmektir.

Kaçıncı döneminiz Sayın Başkan?
Kaç seçim gördünüz?
Kaç kez güven tazelediniz?
Peki aynı sürede esnaf kaç kez borç yeniledi?
Kaç kez kredi yapılandırdı?
Kaç kez “Bu ay nasıl dönecek?” diye hesap yaptı?

Zaten kimse “hukuka aykırı” demiyor.
Kimse “usulsüzlük” demiyor.
Her şey mevzuata uygun olabilir.

Ama hayat sadece mevzuattan mı ibaret? Mesele yalnızca kanun mu? Yoksa biraz da vicdan mı?

Sayın Başkan,
Esnaf siftahsız kepenk kapatırken, Bağ-Kur primini ertelemek için hesap yaparken, POS kesintisini bölüştürürken, kredi faizini gece yatmadan önce düşünürken, siz maaşınızı alırken içiniz tamamen rahat mı?

“Esnafın %90’ında nakit yok” diyorsanız, o cümlenin bir ağırlığı vardır.
O ağırlık sadece mikrofon önünde kalmamalı.
Bir yerde hissedilmeli.
Belki gelir kaleminde.
Belki temsil anlayışında.
Belki de sadece vicdanda.

Ben suçlamıyorum.
Sadece şunu merak ediyorum:
Yüzde 90 nakit yok denilen bir şehirde, yüzde 0 tereddütle maaş almak insanın içine gerçekten siniyor mu?

Bazen en sert eleştiri, en sade sorudur.

 

Sayın Başkan, okurlarımız merak ediyor:
Esnaf siftahsız kepenk kapatırken, siz maaşınızı alırken vicdanınız rahat mı? Bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Görüşlerinizi paylaşmanız, kamuoyunun sorularını yanıtlayacaktır.

Vesselam…

DİĞER YAZILARI UNUTANLAR 01-01-1970 03:00 Hesap… 01-01-1970 03:00 Yarın… 01-01-1970 03:00 VEBAL 01-01-1970 03:00 Görünmeyen Yangın: Bu Şehirde Kim Farkında? 01-01-1970 03:00 “Bir İz, Bir Hafıza” 01-01-1970 03:00 “Güzelleştirme mi, Sorgulanması Gereken Bir Süreç mi?” 01-01-1970 03:00 “Gücün Gölgesinde Adalet Aranır mı?” 01-01-1970 03:00 “Bir Sofra, Bir Saray, Bir Medeniyet” 01-01-1970 03:00 KRİZ ÇARŞIDA, SÖZ MAKAMDA 01-01-1970 03:00 Hızlandırılmış Zenginlik Kursu 01-01-1970 03:00 Ramazan: Kalbin Yeniden İnşası 01-01-1970 03:00 Ar Damarı: İnsanlığın Son Sınavı 01-01-1970 03:00 TERAZİ – III | Artık Sıra Hesapta 01-01-1970 03:00 Çamurda Hizmet, Masada Hak Ediş 01-01-1970 03:00 TERAZİ – II 01-01-1970 03:00 TERAZİ 01-01-1970 03:00 Sonrası... 01-01-1970 03:00 İz... 01-01-1970 03:00 BU ŞEHİR SESİNİ KAYBEDİYOR 01-01-1970 03:00 Taş Yerinde Ağırdı, Siz Yerinden Ettiniz 01-01-1970 03:00 Bir Gün Değil, Bir Tercih 01-01-1970 03:00 Bir Çocuk Eziliyorsa, Kim İşini Yapmıyordur? 01-01-1970 03:00 Bir Lokma, Bir Hırka ve Kaybolmayan Ümit 01-01-1970 03:00 Alışmak!... 01-01-1970 03:00 VERİMLİ GEÇTİ 01-01-1970 03:00 Bir Yılın Sessiz Muhasebesi 01-01-1970 03:00 AYAR TUTMAYAN TERAZİ 01-01-1970 03:00 Gölgelerin Sesi 01-01-1970 03:00 Beş Dakika... 01-01-1970 03:00 SERVET SESSİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa: Ruhun Kayıp Anahtarı 01-01-1970 03:00 Taht mı, Hizmet Makamı mı? 01-01-1970 03:00 Hoş Bir Seda 01-01-1970 03:00 74 Yıllık Yol: İmam Hatipler ve Topluma Katkıları 01-01-1970 03:00 “Satın Alınan Gerçek, Susturulan Vicdan” 01-01-1970 03:00 HİZAYA GELMEK VE ÖZGÜRLÜK 01-01-1970 03:00 Edirne’de Seracılık: Toprağın, Emeğin ve Umudun Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Değerlerimizi Yitirmeden Değer Verelim... 01-01-1970 03:00 “Taşa Sinmiş Merhamet” 01-01-1970 03:00 Selimiye’nin Sessiz Çığlığı: Tarihe Saygı Nerede? 01-01-1970 03:00 Edirne’nin Can Damarı: Esnafın Çığlığı 01-01-1970 03:00 Bir Doğumun Hatırlattıkları 01-01-1970 03:00 Lütufla Beslenenlerin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Edirne: Vakit Daralıyor... 01-01-1970 03:00 30 Ağustos: Bir Milletin Varoluş Destanı 01-01-1970 03:00 Kurak Nefesler 01-01-1970 03:00 ​​​​​​​Ergene Nehri Alarm Veriyor: Edirne’nin Son Çığlığı 01-01-1970 03:00 ​​​​​​​Suskunluğun Bedeli 01-01-1970 03:00 Durma Noktasındaki Nehirler, Duran Vicdanlar 01-01-1970 03:00 Edirne: Tarihin Işığında, Bugünün Sınavında, Yarının İddiasında 01-01-1970 03:00 Edirne’nin Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Deprem: Doğanın Sessiz Dili ve İnsanlığın Sınavı 01-01-1970 03:00 Kime Hizmet Ediyor Bu Kalem!!! 01-01-1970 03:00 Kâğıda Dökülen Vicdan 01-01-1970 03:00 "Zamanın Göğsünde Yankılanan Sessizlik" 01-01-1970 03:00 15 Temmuz: Halkın Yazdığı Destan 01-01-1970 03:00 Sayın DSİ Müdürü, Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahalenin Hesabını Kim Verecek? 01-01-1970 03:00 Palahur Deresi’ne Yapılan Müdahale Sonrası Doğa Yalnızlığa Terk Edildi... 01-01-1970 03:00