Şuurlu insan yaptıklarının, söylediği sözlerin ve çevresinde olup bitenlerin tam anlamıyla bilincinde olan, hareketlerinin sonuçlarını hesaba katan kişidir. Bilinçli ve uyanık bir zihne sahip olan bu bireyler, rastgele veya dürtüsel hareket etmek yerine, mantıklı ve amaç odaklı bir duruş sergilerler.
Şuurlu bir bireyin, öne çıkan birkaç temel özelliği vardır:
Farkındalık: Kendi iç dünyasının, inançlarının ve dış dünyanın gerçekliklerinin keskin bir şekilde farkındadır. Yaşadıklarından ders çıkarabilir.
Sorumluluk Bilinci: Anlık duyguların veya hırsların esiri olmaz. Kararlarını düşünerek, tartarak ve eylemlerinin sorumluluğunu alarak verir.
Dosdoğru Duruş: Toplumsal ve manevi değerler çerçevesinde nerede durması, nasıl davranması gerektiğini iyi bilir. Aklını ve iradesini bilinçli olarak kullanır.
ŞUURLU İNSAN edinilen yeni bilgileri kavrayabilen, tecrübelerden ders çıkarabilen insandır.
ŞUURSUZ İNSAN ise aklını kullanmayan, menfaat veya şahsi çıkarlarını her şeyin üstünde gören nefsinin esiri insandır.
Onlar maddeye esir, manaya misafir yaşarlar.
Bu yazıyı yazmama vesile olan yaşanmışlığımı paylaşmayı manevi görev bildim.
Birkaç gün önce yaz sıcağında başının üstünde taşıdığı tepsisine kat kat dizilmiş simitleriyle bisikleti ile yol alan onurlu insan görünümünü hissettiren kişiyi görünce dayanamadım , önünde durdum. Hem alışveriş yapayım hem de birkaç kelam edeyim dedim.
Şuurlu insan tanımının özünü yüreğime işleyen, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın onurunu taşıyan bir insanla hasbihal ederek tanışmanın huzurunu yaşadım.
Altındaki bineği olan bisikletini en lüks araçtan daha kıymetli gören; başının üstünde BAYRAK, VATAN, AİLE, EVLAT sevgisini; GÜÇLÜ DEVLET bilincini; ÖZGÜR ÜMMET arzusunu taşıyan; BARIŞIN hakim olduğu dünya duygusunu arzu ettiğini mealen ifade eden bu kişi, ilköğretim mezunu olan ŞUURLU bir insandı.
Sohbetimizden kalan ifadelerin derinliğini sizlerin engin görüşüne bırakıyorum…
“Abi benim bu halimi görüp takdir eden çok insanla karşılaşıyorum. Bir simit yerine birkaç simit alanlar oluyor. Benimle bu şekilde sohbet etmeni anlıyorum, duygularımı öğrenmek istiyorsun. Belki de sitemkâr konuşacağımı düşünüyorsun. Aksi olsa aldıklarını geri verebilirsin ama ben inandığım doğrularda konuşacağım"
"Abi! Her türlü imkanları olmasına rağmen, hasırda yatan PEYGAMBER efendimiz (s.a.v)’in, sahabe efendilerimizin hayatını dinledim.
Günde dört beş saat uykuyu kendine çok gören, çocuk ve torun sevgisini uyuduklarında yaşayan, fedakar devlet yöneticilerini biliyorum. Kendiminde karınca kararınca çalışmam gerektiğine inanıyorum. Yüce Rabbimizin verdiği nimetlere hava, Su, güneş, gündüz, geceye şükrediyorum. Sağlıklıyım, Alemlerin sahibinin verdiği güç sayesinde ayaklarımın üzerinde duruyorum. Zahmetli olsa da helalinden rızkımı kazanıyorum. Devletimin çok önemli işlerle uğraştığını dünyada barış ve huzurun olması adına daha fazla güçlenmek için çalıştığına inanıyorum"
"Devletimize yük olmamak adına gücümüzün yettiği kadar çalışmamız gerektiğini düşünüyorum"
Sağol,var ol
ŞUURLU İNSAN.