1963 yılında bizleri Kars’tan İstanbula göç ettiren babamızın mesleği alın teri, bilek gücü göz nuru ile insanı güzelliğe dönüştüren BERBER' likti.
Büyük şehrin zorlukları içinde dokuz nüfuslu ailenin geçimini sağlamak için sabahın erken saatlerinde dükkanı açılır, kapı önleri yıkanır, yerler paspas yapılır, peşkirler tertipli ve mis gibi kokusuyla hazır olurdu.
Rahmetli babamız zor ve meşakkatle süren hayat mücadelesi içinde bizlerin ihtiyaçlarını karşılamak için fedakarlıkla çalışırken, rahmetli annemiz bizleri eski ama tertemiz olan, mis gibi kokan üzerimizde tiril tiril duran önlüklerle okula gönderirdi.
En büyükten kalan kıyafetler küçüklere doğru devrolurdu.
En yeni kıyafet büyük olana alınırdı, en küçük ben olduğum için ilk alınan kıyafetlerin kullanım süresi benimle son bulurdu.
Bugünün annelerinin ellerindeki imkanlar o zamanlar hiç yoktu.
İki günde bir kıyafet değiştirsek iç çamaşırlarımız dahil iki günde bir en az doksan parça kıyafet, önce gaz ocağında ısıtılan tenekede kaynatılır. Sonra bakır leğende yıkanırdı, aynı günde evimiz tertemiz yapılır, dokuz kişinin karnının doyacağı kahvaltı ve yemek hazırlanırdı.
Evin en küçüğü bendim, abilerim çalışmaya başlamışlardı. Evimizin ihtiyaçlarına madden destek oluyorlardı.
Fakat annemin yükü daha da artmıştı. Abilerimin iş kıyafetleri düzenli yıkanır, babamın iş yerinden havlu ve peşkirler gelir her gün tertemiz hale getirilirdi.
Bizim annemiz de çoğu anneler gibi çok fedakardı.
Günümüz gençlerinin çoğu evlilikte önceliğimiz evladımızdır duygusu ile hareket ederken, bizim annemiz bizlere babamıza saygıyı, hürmeti öğretir, herhangi bir konuda fedakarlık gerekirse önceliğin babamız olduğunu vurgulardı .
Babamızın evin direği olduğunu, Allahın inayeti, babamızın gayreti sayesinde ite kurda muhtaç kalmadığımızı söyleyerek babaya saygı ve sevgiyi telkin ederdi.
Kuran-ı Kerim'de anne ve baba ile ilgili bir çok ayet gönderilmiş, sağ oldukları sürece senede bir gün değil senede her gün evlatların sorumluluklarının olduğu bildirilmiştir.
Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor:
Bir adam Resûlullah'a gelerek "Yâ Resûlallah, insanlar içinde iyi davranmama en fazla layık olan kimdir" diye sordu. Resûlullah "Annendir" diye buyurdu. Adam "Sonra kim?” dedi. Resûlullah "Annen" dedi. Adam "Sonra kim?” dedi. Resûlullah yine "Annen" dedi. Adam "Sonra kim?” diye sordu. Resûlullah "Baban" buyurdu.
Bu hadisten anlaşıldığı üzere, hayatın olmazsa olmaz sorumlulukları içinde ANNE ye bir gün değil her gün değer verilmesi ifade edilmiştir.
Anneler günü gelse ilgiyi görsem, evladım ile baş başa olsak, yemeğe çıksak özlemini annelere yaşatmak ne insani ne de islamidir.
Günümüzde anneler günü 1908'de Anna Jarvis tarafından ABD'de kutlanmasını sağlayan anlayışa göre yaşamaktır.
Kapitalizmin acımasızlığı karşısında evladının senede bir gün dahi annelerini hatırlamadığını gören Anna Jarvis kapitalizmin hoşuna giden bir çözüm bulmuştur.
Sevgi, ilgi, manayı öteleyip maddeyi öncelikleyen bir anlayış ile evlatlık görevini senede bir güne sığdırmışlardır.
Rahmetli annem, babamıza gösterdiği sevgi saygı ve sadakati bizlere gösterirken bazı icraatleri ile hepimize kararlılığında örnek oluyordu.
Evin en küçüğü ben olduğum için annem evim eşiğim son beşiğim diyerek beni severdi.
Evimizin karşısındaki yeşil alanda top oynarken annem seslenmişti tamam geliyorum demiştim, ama hala top onuyordum , annem bir daha seslenmesine rağmen önemsememiştim. Annemin bana doğru geldiğini görünce hemen oyunu bıraktım, evimizin bahçesine girer girmez kafama kepçenin tersini yemiştim.
Babanız bu kepçenin düzü dolsun çocuklarım doysun diye ırgat gibi çalışacak, sen top oynamak için sefer tasında yemeği bekletecek babanı aç çalıştıracaksın öyle mi ?
Canımın acısını unutmuştum, sefer tasını kaparak babamın yemeğini adeta jet hızıyla götürmüştüm.
Hayatımda iz bırakacak dersi kepçenin tersi ile almıştım.
Annelerin bir gün değil her gün değerli olduğu ayetlerini insanlığa göndererek huzur veren Allah’a, ayetleri tebliğ eden Resûlullah'a hamdolsun.
Yüce Rabbim Senede bir günü kıymetli gören Anna Jarvis' cileri senede her güncüler kervanına dahil etsin inşallah.