İMA İMALATHANESİ

Ömer Faruk

27-07-2026 22:54

 

Bazı kalemler vardır…

Çok şey söyler gibi görünür.

Uzun cümleler kurar.

Güçlü kelimeler kullanır.

Ama bazen insan, yazılanlardan çok yazılmayanları merak eder.

Çünkü bir kalemin gerçek gücü, ne kadar sert vurduğuyla değil; ne kadar adil tartabildiğiyle ölçülür.

İşte tam burada karşımıza bir yazı tarzı çıkar…

Nam-ı diğer “Tatlı Su Kurnazı…”

Bir insan değil…

Bir yöntem.

Bir alışkanlık.

Bir yazma biçimi…

Açıkça söylemek yerine satır aralarına işaret bırakmak, doğrudan ortaya koymak yerine okurun zihnine soru işaretleri bırakmak…

Oysa gerçek gazetecilik, sis üretme sanatı değildir.

Gerçek gazetecilik, ışığı doğru yere tutabilme cesaretidir.

Çünkü ima kolaydır.

Zor olan, açık konuşmaktır.

Zor olan, herkes için aynı ölçüyü kullanmaktır.

 

ETSO Başkanı Sezai Irmak eleştirilebilir mi?

Elbette…

Her yönetici gibi onun da kararları tartışılabilir.

Her kurum gibi ETSO’nun da eksikleri konuşulabilir.

Zaten demokrasinin güzelliği de burada başlar.

Ancak bir insanı değerlendirirken sadece tartışılan bir başlığı büyütüp, yılların emeğini görmezden gelmek; kolay ama hakkaniyetli olmayan bir yaklaşımdır.

Çünkü Sezai Irmak sadece bir makam koltuğunda oturan isim değildir.

Yıllarca eğitim vermiş bir öğretmendir.

İş dünyasında üretmiş, istihdam sağlamış bir girişimcidir.

Bugün yüzlerce insanın hayatına dokunan bir sorumluluğu taşımaktadır.

Bir insanın hikâyesi, birkaç ima cümlesine sığdırılacak kadar küçük değildir.

 

Elbette belediyeler de eleştirilebilir.

Çünkü kamu görevi yapan herkes, yaptığı işlerin hesabını vermek zorundadır.

Belediye başkanları da, oda başkanları da, yöneticiler de eleştiriden kaçamaz.

Ancak eleştiri başka şeydir.

Bir kişiyi veya kurumu sürekli aynı pencereden göstermeye çalışmak başka şeydir.

Çünkü adalet, sadece sevdiğimiz insanlara uyguladığımız bir ölçü değildir.

Asıl mesele, aynı teraziyi herkes için kullanabilmektir.

 

Yaklaşan seçim dönemleri, kalemlerin de sınav dönemidir.

Çünkü seçim atmosferinde yazılan her cümle daha dikkatli okunur.

Bir kelime bazen sadece kelime değildir.

Bir vurgu bazen sadece vurgu değildir.

Bu nedenle kalem sahibinin kendisine sorması gereken soru şudur:

“Ben bugün yazdığım cümlenin aynısını, yarın başka bir isim için de yazabilir miyim?”

Eğer cevap evetse, orada gazetecilik vardır.

Ama cevap değişiyorsa, o zaman tartışılması gereken sadece konu değil; yöntemin kendisidir.

Son bir hatırlatma…

Kalemini kullanan herkes bilmelidir ki; hızla yazılan her cümle, aynı hızla unutulmaz. Bazen bir satır, sahibinden daha uzun yaşar. Bu yüzden kelimeleri seçerken sadece bugünün alkışını değil, yarının aynasını da düşünmek gerekir.

Çünkü bazı yollar kısa görünür ama sonunda insanı kendi izleriyle karşılaştırır. Bazı cümleler güçlü sanılır ama zamanın karşısında sessizleşir.

Kalemin kıymeti, kime dokunduğuyla değil; ne kadar adil kaldığıyla ölçülür.

Bu yüzden her kalem sahibine düşen en büyük erdem şudur:

Yazmadan önce düşünmek, hüküm vermeden önce tartmak, iz bırakmadan önce nereye bastığını bilmektir.

Çünkü mürekkep kurur…

Ama insanın kendi cümleleriyle karşılaşacağı gün mutlaka gelir.

DİĞER YAZILARI TİPİTİP 01-01-1970 03:00 NİYET 01-01-1970 03:00 BUĞDAY AMBARI 01-01-1970 03:00 HAKİKAT 01-01-1970 03:00 Konuşamamak 01-01-1970 03:00 Beş Bin Adalet, Yirmi Bin Hikâye... 01-01-1970 03:00 “Unutulursa Yetim Kalır Tarih” 01-01-1970 03:00 Başlık: “Ramazan ve Sessiz Güzellikleri” 01-01-1970 03:00 Kubbenin Ağırlığı 01-01-1970 03:00 Metnin Sahibi Kim ? 01-01-1970 03:00 CÜRRET 01-01-1970 03:00 Yarım Cümleyle Yazmak 01-01-1970 03:00 Yoğurt Ekşi Demeyenler 01-01-1970 03:00 Derin Sulara Girmeden Yüzme Rehberi 01-01-1970 03:00 Bir Takvim Yaprağından Fazlası 01-01-1970 03:00 Ahlak Gürültü Sevmez. 01-01-1970 03:00 AYNANIN BUĞUSU 01-01-1970 03:00 ZİYÂN 01-01-1970 03:00 Yanlış Rotada Mürekkep 01-01-1970 03:00 Zaman Hovardası, Tatlı Su Kurnazı: Karşı Kalem 01-01-1970 03:00 Edep Yoksulluğu Çağı: Sessiz Servetlerin Gölgesi 01-01-1970 03:00 “Cumhuriyet: Kalbimizin En Derin Yerinde” 01-01-1970 03:00 Bir Sokakta Işık 01-01-1970 03:00 Da Nang’tan Damlalar 01-01-1970 03:00 Marka Mı? 01-01-1970 03:00 Kubbenin Gölgesinde Küçük Hesaplar 01-01-1970 03:00 Kalemin Terbiyesi, Sahibinin Vicdanıdır. 01-01-1970 03:00 Eğitimin Ölçüsü Gömlek mi, Akıl mı? 01-01-1970 03:00 Gölgeyi Yok Saymak: Delegeler, Listeler ve Sahadaki Gerçek 01-01-1970 03:00