Karşı kalem, şehrin acı gerçeklerini süslemek için kalemini eline almış, ama bir detayı hâlâ göremiyor: gerçekler, zamanın ve sorumluluğun gölgesinde saklanmaz.
Edirne susuzlukla kavruluyor, altyapı yarım kaldı, halkın hakkı toprağın dibine gömülüyor… Evet, doğru. Ama asıl sorumluluk, geçmişin vaatlerini boşa harcayan, 10 yıl boyunca projeleri tamamlamayan ve susuzluğun faturalarını güncel yönetimin üzerine yıkmaya çalışan eski başkanı görmezden gelen karşı kaleme aittir.
Hatırlayalım: 2015’te verilen “2050’ye kadar Edirne’de su sorunu kalmayacak” vaadi… Yıllar geçti, projeler tamamlanmadı, borular patladı, altyapı eksikliği sürdü. Kaleiçi’nin çürük boruları, Süloğlu hattındaki aksaklıklar ve yarım kalan diğer altyapı çalışmaları hâlâ ortada. İlginç değil mi? Vaatler havada kaldı, şehir susuz, ama kaleminiz hâlâ geçmişi süslemeye çalışıyor. Hayırdır, yoksa bir menfaat mi söz konusu?
Ama bilgi diye sorarsanız… İşte o zaman ona ulaşmak için su gibi betondan sızarım, der durur karşı kalem. Bilgi benim için her şeydir, mesleğim gereği ve yaşam iksirimdir. Peki ama kimler, kimler o kaynakları öğrenmek için varını yoğunu, görevinden kaynaklanan gücünü ortaya koydu, diye soralım yüksek perdeden: Tatlı su kurnazına soruyorum: Köstebek mi besliyorsun yoksa gazeteyi süt banyosuyla mı suluyorsunuz?
Peki, soruyorum; neden o zaman değinmediniz? Neden o dönemdeki yarım kalan projeleri, altyapı sorunlarını yazmadınız? Çünkü sorumluluk, su kaybı ve ihale süreçleri, sizin yakın arkadaşlarınızın ellerindeydi ve meseleye dokunmak, onların ‘paha biçilemez’ imajını bozmak olurdu. Bugün ise gözleriniz, yıllar sonra, geçmişi kapatmaya çalışan kaleminizi kamufle etmek için şehre bakıyor. Susuzluk üzerinden yazmak kolaydır; ama 10 yıl önce yazmadığınız gerçekleri, şimdi “zaman hovardası” üzerinden Filiz Başkan’a yüklemek… İşte bunun adı, tatlı su kurnazlığıdır ve Edirnelilerin sabrını sınamaktır.
Oysa Filiz Başkan, göreve geldiği günden beri sorumluluğu omuzlamış, DSİ ve Vali işbirliğiyle projeleri titizlikle hayata geçirmiştir. Kaleiçi’nin çürük boruları, Süloğlu hattındaki aksaklıklar; her biri hesaplı adımlarla ve planlı şekilde çözülüyor. Altyapı ihalesi, malzeme tedariki, hava şartları… Bunları görmeden, tek taraflı eleştirilerle kararsızlık ve hovardalık yakıştırması yapmak, hem haksız hem de komik olur.
Unutulmamalıdır ki; gerçek lider, kararsızlığı değil, sorumluluğu yönetir. Zamanın değerini bilen, bilgiye ulaşmak için her fırsatı değerlendiren, halkın hakkını koruyan ve geçmişin eksiklerini tamir eden kişi, bugün Edirne’yi susuzluktan koruyor.
Karşı kalem, yazınızın başındaki felsefi giriş kadar edebiyat yapsanız da, geçmişin izlerini silmek için kullandığınız o tatlı su kurnazlığı, herkesin gözünden kaçmaz. Edirne halkı, gerçekleri bilir, hafızası keskindir. Ve zaman, her şeyi ortaya çıkarır.
Filiz Hanım, siz Edirne’nin menfaatleri için uğraştığınız sürece, bir Cumhuriyet bireyi olarak her zaman yanınızdayım.