DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Satuk Buğrahan MİRZABEY
Satuk Buğrahan MİRZABEY
Giriş Tarihi : 17-08-2022 21:48

Üniter Yapının Korunması

Üniter devlet yapısının tanımı ve özellikleri incelendiğinde; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin toprak bütünlüğünün ve anayasal düzeninin korunabilmesinin; geçmişte kurulan imparatorluklar ve çok uluslu devletlerden farklı olarak, devletin Türk kimliğinin korunmasıyla mümkün olduğu görülecektir.

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “bu memleket tarihte Türk’tü, halde Türk’tür ve ebediyyen Türk olarak yaşayacaktır” sözü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş felsefesi olmuş ve cumhuriyetimizin kuruluşunda üniter devlet yapısının gereği olarak, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğü ilkesi esas alınmıştır.

 

 

 

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3. maddesinde;

 

Türkiye Devleti’nin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olması,
 

Dilinin Türkçe olması,
 

Bayrağının, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayrak olması,
 

Milli marşının İstiklal Marşı ve başkentinin Ankara olması hususlarının yer alması,
 

 

Anayasa’nın 5. maddesinde, devletin temel amaç ve görevleri sayılırken en başta;

 

Türk milletinin bağımsızlığının ve bütünlüğünün korunması,
 

Ülkenin bölünmezliğinin korunması,
 

Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin korunmasının sayılması,
 

 

Anayasa’nın 42. Maddesinde yer alan;

 

Türkçeden başka hiçbir dilin, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamayacağı ve öğretilemeyeceği hususu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti üniter yapısının mihenk taşları olmuştur.
 

Anayasa’nın 58. maddesinde;  

 

“ Devlet, istiklâl ve cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda ve devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır” ifadesiyle; üniter yapıya yönelik tehditlere, yıkıcı ve bölücü faaliyetlere karşı Türk gençliğinin korunması noktasında devletin üstlendiği rol belirtilmiş ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yönelik tehditlerde bu madde içerisinde ifade edilmiştir.
 

*

 

Fransız İhtilali; başta Osmanlı Devleti olmak üzere, çok uluslu yapıların ayrışmasına sebebiyet verdi. Azınlık isyanları neticesinde imparatorluklar ve çok uluslu devletler dağıldı. Dağılma sürecinin ardından kurulan ulus devletlerinde; anayasal düzenin ve üniter yapının korunması birinci öncelik haline geldi.

 

Bu hususta yasal düzenlemeler yapılmış olsa da, günümüzde kimi zaman basın ve sosyal medya yoluyla, kimi zaman çeşitli düşünce kuruluşlarının faaliyetleri çerçevesinde;

 

Ulus devletlerin üniter yapısına yönelik dezenformasyon faaliyetlerinde,  
 

Dini, mezhebi, ırki, siyasi ve sosyal sınıf farklılıklarını bünyesinde barındıran toplumların ayrıştırılması faaliyetlerinde,
 

Ulus devletlerin bünyesinde yaşayan azınlıklara yönelik maksatlı çalışmalarda artış görülmektedir.
 

Azınlıklar ve toplumdaki çeşitli farklılıklar üzerine yapılan maksatlı çalışmalarla, büyük toplumsal yapıların küçültülerek ulus devletlerin zayıflatılması, çağımızın en başta gelen güvenlik sorunlarından biridir. Dolayısıyla, ulus devletlerinin güvenlik konseptlerini bu çerçevede güncellemeleri ve olası yeni tehditlere karşı önleyici tedbirler almaları gerekmektedir.

NELER SÖYLENDİ?
@
Satuk Buğrahan MİRZABEY

Satuk Buğrahan MİRZABEY

DİĞER YAZILARI
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Süper Lig'de 2022/23 sezonunda şampiyon hangi takım olur?
E-Bülten Kayıt
BİYOGRAFİ
Recep Tayyip Erdoğan
Recep Tayyip Erdoğan