Baki dünya’dan fani âleme uzanan zaman yolculuğunda, insanlık için gerekli olan birçok söylem anlamından uzaklaştırılmıştır.
Üzülerek söylüyorum, bazı ifadelerin maksada hasıl kullanılıp kullanılmadığı konusunun düşünülmediği zamanın içinde yaşamaktayız.
“Büyük sözü dinlenir” geçmişten günümüze evrilerek gelmiş, itiraza kapalı, baskıcı, otoriter bir yaklaşım ifade etmektedir.
Gerçek ve evrensel olanı ise BÜYÜK SÖZ dinlenir ifadesidir.
Sözün özünün saptırılmasındaki amaç, toplumları özden uzaklaştırıp, teslimiyetçi ifadelerin esiri olacak insanları güçlünün kölesi hâline getirmektir.
Örfüne, kültürel değerlerine, imanına sadakatle bağlı hayat sürdüren toplumları, maddeci zihniyetin hâkim olduğu hâle sokmak isteyenler, “Dünya’da iman, ahirette mekân” sözünün özünden insanlığı uzaklaştırmak için “Dünya’da mekân, ahirette iman” sözünü günümüz dünyasında insanlığa doğru kavram olarak aşina etme gayretini sürdürmektedir.
Siyonistler ve onlar gibi düşünen emperyalistler, ilahi rıza doğrultusunda yaşamayı kendisi için kayıp sayan kapitalist'ler,
Bakara Suresi 62. ayete aykırı yaşarken kazandıkları sayesinde baki alemde çekecekleri ızdırabı düşünmek istemezler.
Bakara (62)
Şüphesiz iman edenler; Yahudilerden, Hristiyanlardan ve Sâbiîler’den, Allah’a ve ahiret gününe inanıp salih amel işleyenler için Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur; onlar üzüntü de çekmeyecekler.
Âlemlerin Rabbi açıkça beyan etmiştir: Allah’ın rızası doğrultusunda yaşayan iman sahibi insanlar için mekân kaygısı ve korkusu yoktur.
Kutsal mekân (mabet/cami): Temizlik, disiplin ve ritüellerle (namaz) belirlenmiş, manevi huzurun arandığı yerlerdir.
Ev ve yaşam alanı:
Sadece barınma yeri değil, aile hayatının sürdüğü, şükür ve helal dairesi içinde şekillenen, Allah’ın rızasına uygun düzenlenmiş alanlardır.
Doğa ve mekân: Doğadaki her mekânın (dağlar, denizler, gökyüzü) yaratılışın ihtişamını gösteren bir tefekkür yeri olması gerekir.
La-mekân ve mekân arasında: İnsanın dünyada kök salmakla birlikte aslında “fani” olduğunu ve “la-mekân” (mekânsızlık/âhiret) bilincini taşıyarak mekânla ilişki kurması hâlidir.
Anlaşıldığı üzere evrensel mesajları evirip çevirip, maksattan uzaklaştırıp fani hayatın vazgeçilmez doğrusu hâline getirmeye çalışanlar büyük kayıptadır.
Yüce Rabbimiz ilahi rızası doğrultusunda yaşamak isteyenlere FANİ alemde İMAN.
EBEDİ alemde cennette MEKÂN ihsan eylesin.
