Vaat Var, İcraat Yok!

Fatih Kutlu

19-08-2026 14:22

Şehirdeki Oyalama Sanatı
Gözlemleyen, emek veren ve bir şeyleri iyileştirmek için mücadele eden herkesin yolu zaman zaman şehrin karar verici makamlarıyla kesişir. Kapılar çalınır, dosyalar sunulur ve genellikle benzer bir senaryoyla karşılaşırsınız: Güler yüzlü bir karşılama, samimi görünen bir çay ikramı ve dertlerinizi büyük bir olgunlukla dinleyen yetkililer...
Masanın diğer tarafındaki isimler notlar alır, başlarını anlayışla sallar ve sözlerini umut vaat eden takvimlerle süsler:

“Gereken neyse bakarız, önümüzdeki süreçte gündeme alalım, takibimizde olsun...”

Kapıdan çıkarken kendinizi dinlenmiş, anlaşılmış ve çözüme yaklaşmış hissedersiniz. Ancak günler günleri, haftalar haftaları kovalar. O verilen muğlak tarihler gelip çattığında ufukta sadece yeni oyalama cümleleri belirir.
Ne net bir “Evet” denir ne de cesurca bir “Hayır” yanıtı verilir. Süreç, ucu açık bir belirsizlik denizinde zamana yayılır. En sonunda da idareciliğin o tanıdık, kılıfına uydurulmuş mazeretlerinden biri tepside sunulur. Toplumdaki en yalın ve vurucu tabirle: Sadece gazınız alınmış, kapıdan uğurlanmışsınızdır.

Zamana Yayılan Pasifleştirme Taktiği
Karar verici mekanizmaların adeta bir refleks haline getirdiği bu “öteleme ve pasifleştirme taktiği”, aslında bir vizyonu geliştirmek yerine yapmayacağını bildiği halde muhatabını idare etme kurnazlığından başka bir şey değildir.

Oysa gerçek hayat, belirsizliği ve ertelemeyi asla kabul etmez.

 * Zamanın Telafisi Yok: Bir projenin, sahada verilen emeğin ya da bir hedefin başarıya ulaşması takvimdeki günlerle sınırlıdır. Ertelemek, pasifleştirmektir.
 * Emek ve Maliyet: İmkânsızlıklar içinde verilen bir mücadele, samimiyetle ortaya konan bir alan teri; masa başı taktiklerine kurban edilemeyecek kadar kıymetlidir.

Dürüst bir “Şu sebeplerle imkânımız yok, yardımcı olamıyoruz” yanıtı; ucu açık ve içi boş onlarca “Hallederiz” vaadinden katbekat saygındır. Çünkü net bir duruş, insanlara en azından önünü görme ve kendi imkânlarıyla alternatif yol haritaları çizme fırsatı verir.

Müsamahanın Sonu ve Değersizleşen Makamlar:
Bir spor insanı olarak; bugüne kadar sergilediğim tüm yapıcı tutum, gösterdiğim tüm sabır ve müsamaha sadece ve sadece bu şehrin geleceği içindi. Ancak artık bardak taşmış, sabır tükenmiştir. Son demlere gelinmiştir.
Bundan böyle, laf üretip icraat sunamayan ilgili kişi ve kurumları birer "çözüm noktası" olarak görmekten tamamen vazgeçiyorum. Çözüm üretmeyen makamlar zamanla kendi kendilerini işlevsizleştirir. Bizim nezdimizde de artık bu yapılar, beklenti girilmeyen, umut bağlanmayan ve sıradanlaşan birer bürokratik prosedürden ibarettir.


Samimiyet Yoksa, İlerleme de Yok
Makamlarda oturanların anlaması gereken temel gerçek şudur: Kurumların ve idarecilerin saygınlığı, ağırlanan insanların heyecanını yatıştırıp göndermekle değil; o kapıdan çıkanların önünü açmakla ölçülür.

Yuvarlak cümleler, ucu açık sözler ve samimiyetten uzak politik misafirperverlikler ile bir şehrin geleceği inşa edilemez. Sahada ter dökenlerin, üretenlerin ve dertlenenlerin ne oyalayacak vakti ne de bu pasif dirençle kaybedecek enerjisi kalmıştır.

Çözümün parçası olamayanlar, zamanla sorunun bir parçası haline gelir ve kamuoyu vicdanında değersizleşir. Unutulmamalıdır ki; her ertelenen vaatte oyaladığınız sadece bir talebin sahibi değil, bu şehrin potansiyelidir.
 

Fatih Kutlu
Milli Antrenör, Spor Mentörü,
Edirne Kutlu Spor Kulübü Kurucusu.

DİĞER YAZILARI Popülaritenin Gölgesinde Kalan Gerçek Şampiyonlar! 01-01-1970 03:00 Şehrimizin Takımları, Hepimizin Geleceği 01-01-1970 03:00 Sahanın Dışında Bırakılan Hayatlar! 01-01-1970 03:00 Minik Şampiyonların Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Başarıya Göre mi, Görünürlüğe Göre mi? 01-01-1970 03:00 Uykusuzluk ve Yorgunluğun En Güçlü İlacı: Hareket 01-01-1970 03:00 Nitelik mi, Nicelik mi? Geleceği Kime Emanet Ediyoruz? 01-01-1970 03:00 Üç Sac Ayağı: Antrenör, Sporcu, Veli 01-01-1970 03:00 Zorbalığa Karşı Güçlü Çocuklar 01-01-1970 03:00 Sporda Asıl Kazanç: Gelişmek ve Güçlenmek 01-01-1970 03:00 Zihnin Gücü Sınavda Kazandırır 01-01-1970 03:00 Çocuklar Yarışmıyor, Biz Yarıştırıyoruz! 01-01-1970 03:00 Çocuklar Neden Her Şeye Yetişmek Zorunda? 01-01-1970 03:00 Bedenin Satrancı: Dövüş Sanatları Neden Bir Zeka Oyunudur? 01-01-1970 03:00 Karatenin Sessiz Gücü 01-01-1970 03:00