Çocuklar Yarışmıyor, Biz Yarıştırıyoruz!

Fatih Kutlu

01-01-2026 19:14

Günümüz dünyasında “yarış” kelimesi çocukların hayatına çok erken yaşlarda giriyor. Daha okuma yazmayı yeni öğrenirken deneme sınavları, kurslar, dereceler ve sıralamalarla tanışıyorlar. Oysa sormamız gereken temel soru şu: Çocuklar mı yarışmak istiyor, yoksa biz mi onları yarıştırıyoruz?

Yarışma, doğru dozda ve doğru zamanda verildiğinde çocuk için geliştirici olabilir. Hedef koymayı, emek vermeyi ve başarmanın değerini öğretir. Ancak kontrolsüz ve sürekli hale geldiğinde, çocuk gelişimi için ciddi bir baskı unsuruna dönüşür. Her şeyin “birinci olmak” üzerine kurulduğu bir dünyada, çocuklar başarının tadını çıkarmayı değil, başarısızlıktan korkmayı öğrenir.

En büyük tehlike, çocuğun kendini başkalarıyla kıyaslamasıdır. Notu, derecesi, madalyası olmayan çocuk; kendini yetersiz hissetmeye başlar. Oysa her çocuğun yeteneği, ilgisi ve öğrenme hızı farklıdır. Birini kalıba sokup diğerini geride bırakmak, yarış değil haksızlıktır.

Yarışma baskısı, özellikle okul çağındaki çocuklarda kaygı bozukluklarına, özgüven kaybına ve içe kapanmaya yol açabiliyor. “Ya kazanamazsam?”, “Annem babam üzülür mü?”, “Herkes benden daha iyi” düşünceleri, çocukların omuzlarına ağır bir yük bindiriyor. Çocukluk; keşfetme, deneme ve hata yapma dönemiyken, biz onu performans sahnesine çeviriyoruz.

Oysa çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey, koşulsuz kabul. Kazandığında alkışlanan, kaybettiğinde eleştirilen bir çocuk; sevginin başarıya bağlı olduğunu düşünür. Bu da ileriki yaşlarda tükenmiş, sürekli onay arayan bireyler ortaya çıkarır.

Elbette yarışma tamamen dışlanmalı demiyoruz. Asıl mesele, neyi yarıştırdığımızdır. Çocuğu başkalarıyla değil, kendi dünkü haliyle yarıştırmak gerekir. Bugün daha mı iyi denedin? Daha mı çok emek verdin? Vazgeçmedin mi? İşte asıl kazanım budur.

Ailelere ve eğitimcilere düşen görev nettir: Yarışı değil, gelişimi ödüllendirmek. Birincilik kupasından önce çabanın değerini göstermek. Çünkü hayatta herkes birinci olmaz ama herkes güçlü bir karaktere sahip olabilir.

Unutmayalım; çocuklar yarış kazanmak için değil, sağlıklı ve mutlu bireyler olmak için büyütülmelidir. Kazanmayı da kaybetmeyi de öğrenen çocuk, hayata çok daha sağlam adımlarla yürür.

 

Sonra ki yazımız da görüşmek üzere...

 

Fatih Kutlu
Milli Antrenör, Spor Mentörü,
Dövüş Sporları Antrenörü

DİĞER YAZILARI Uykusuzluk ve Yorgunluğun En Güçlü İlacı: Hareket 01-01-1970 03:00 Nitelik mi, Nicelik mi? Geleceği Kime Emanet Ediyoruz? 01-01-1970 03:00 Üç Sac Ayağı: Antrenör, Sporcu, Veli 01-01-1970 03:00 Zorbalığa Karşı Güçlü Çocuklar 01-01-1970 03:00 Sporda Asıl Kazanç: Gelişmek ve Güçlenmek 01-01-1970 03:00 Zihnin Gücü Sınavda Kazandırır 01-01-1970 03:00 Çocuklar Neden Her Şeye Yetişmek Zorunda? 01-01-1970 03:00 Bedenin Satrancı: Dövüş Sanatları Neden Bir Zeka Oyunudur? 01-01-1970 03:00 Karatenin Sessiz Gücü 01-01-1970 03:00